NÜFUS AZALTMA PROJESİNİN KÖKENİ

Nüfusu azaltma ve ırkı arındırma sanıldığı gibi salt Nazi Almanyasına özgü bir uygulama değildir. Bu tür projeler ve çalışmalar çok önceleri ABD ve İngiltere’de başlamıştı.

İlk olarak 1907’de İngiliz Öjenik Eğitim Derneği (British Eugenics Education Society) arkasından 1921’de “Amerikan Öjenik Derneği” (American Eugenics Society) kurulur. Bu kuruluşlar nüfus denetiminin yanı sıra sağlıklı nüfusun çoğaltılması, sağlıksız nüfusun ise çeşitli yöntemlerle azaltılması yoluyla insan ırkının arınmasını ve geliştirilmesini amaçlıyordu. Fakat insancıl amaçlarla kamufle edilmiş bir gizli hedefleri de vardı: Nüfus denetleme gerekçesiyle gereksiz gördükleri ırkların, etnik grupların eritilmesi ve yok edilmesi.

Özellikle I. Dünya Savaşından sonra ABD’de öjenik sterilizasyon ve kısırlaştırma programlarına hız verildi. Kaliforniya diğer tüm Amerikan eyaletlerinin toplamından daha fazla insanı zorla kısırlaştırdı. Bu programlar daha çok Siyahlar, Kızılderililer ve Hispaniklere yönelikti. Amerikalılar Alman bilimcileri ve tıp uzmanlarına bu konuda bilgi ve materyel gönderdiler. 1927’de Rockefeller Vakfının desteğiyle Berlin’de “Kaiser Wilhelm İnsan Kalıtımı ve Öjenik Antropoloji Enstitüsü” kuruldu. Enstitü insan genetiğinin yanı sıra fiziksel ve toplumsal antropoloji üzerine çalışmalar da yürütüyordu. Hitler Landsberg hapishanesindeyken enstitü müdürü antropolog Eugen Fischer’in “İnsan Kalıtımı ve Irk Hijyeni İlkesi” adlı kitabını okumuştu.

Almanya’da 1939’dan itibaren ötanazi merkezleri kuruldu. Bu merkezlerde genetik hastalık, doğuştan gelen rahatsızlıklar nedeniyle “yaşamasına gerek görülmeyen” ve Alman ırkı için genetik bir tehdit olarak görülen kişiler sistematik olarak öldürüldü. Bernburg, Brandenburg, Grafeneck, Hadamar, Hartheim ve Sonnenstein’ta ötanazi ve gaz odası tesisleri kuruldu.

NAZİ-AMERİKAN İTTİFAKI

Amerikalı Tarihçi Edwin Black “IBM ve Holokost: Nazi Almanyası ile Amerika’nın En Güçlü Şirketi arasındaki Stratejik İttifak” (IBM and the Holocaust: The Strategic Alliance between Nazi Germany and America’s Most Powerful Corporation) kitabında 1930 yıllarından itibaren ve II. Dünya Savaşı boyunca IBM ile Hitler hükümeti arasındaki sıkı işbirliğini gün yüzüne çıkartır. 2001de yayımlanan kitapta Black, IBM’in nüfus denetleme verilerinde kullanılan teknolojileri Nazilere vermekle Holokostu kolaylaştırdığını ve hızlandırdığını ana hatlarıyla açıklar.

Black, San Fransisco Chronicles internet sitesinde 9 Kasım 2003te yayımlanan “Öjenik ve Naziler – Kaliforniya Bağlantısı” (Eugenics and the Nazis — the California Connection) yazısında ise Nazi – Amerikan ırkçı dayanışmasına dikkat çeker. Nazilerin Amerikan nüfus denetimi, sterilizasyon ve zorla kısırlaştırma programlarından, özellikle Kaliforniya Eyaletinde yürürlüğe giren öjenik-ırkçı yasalardan yararlandığını açığa çıkartır.

Karanlık, tehlikeli ve art niyetlere hizmet eden nüfus denetleme projeleri her zaman ırkçılıkla yakından bağlantılı olmuştur, çünkü nüfusu denetleme arzusunun temelinde insana ve başka ırklara duyulan bastırılmış nefret vardır. Küresel nüfus denetleme programları ABD ve Avrupa’nın eski emperyal güçlerinin özellikle Üçüncü Dünya ülkelerindeki nüfusu azaltmaya yönelik bir uygulamasıdır.

İnsanları yaşatmak yerine onları böcek gibi ortadan kaldırarak dünya sorunlarına çare bulunamaz. Önemli olan dünyayı bu hale gelmesinden sorumlu olan perde arkasındaki oligarkları ve elitleri tasfiye etmek ve onların dayatmalarına karşı çıkmaktır.

(Kaynakça: Holokost Ansiklopedisi)

Published by Erdag Duru

Education: Galatasaray High School & Istanbul University of French and Roman Languages, born 27 April 1950. I am a philologist, critic and composer interested in world politics, philosophy and history of religions . I am against all kinds of eugenic, supremacist, fanatic, religious, racist, apartheid and imperialist hegemony that threaten Humanism, mankind and world peace. It is a fact that freedom of expression, freedom of thought and freedom of information are under the great threat of this hegemony. So, I urge all intellectuals and free thinkers to resist against the spread of this evil and horrible hegemony.

Leave a comment