Erdağ Duru

Özgür Düşünce

Dijital platformların çoğu yapay zeka algoritmaları ile donatılmış olduklarından bu kullanıcılar için büyük bir risk oluşturmaktadır. Özel yaşam, düşünce ve ifade özgürlüğü algoritmik kontrol mekanizmaları ile tehdit altındadır. Bu platformlar “topluluk kurallarını” gerekçe göstererek kullanıcılara verdikleri o eski cezaları büyük oranda terk ettiler, onların yerine artık “Shadowban” (Gölge Yasak) ve “Reduced Distribution” (Kısıtlı Dağıtım) gibi kullanıcıları uyarmadan ve onlara fark ettirmeden daha sofistike “gizli ceza” yöntemlerine geçtiler ki bu tamamen etik ve hukuk dışı bir uygulamadır.

====================================================================
George Orwell’in “1984” adlı distopik romanındaki “Büyük Birader” (Big Brother), Okyanusya adlı totaliter rejiminde her şeyi gören, duyan, her şeyi bilen, insanların her hareketini “Büyük Birader sizi izliyor” sloganıyla sürekli izleyen, gözetim altında tutarak mutlak itaat ve denetimi amaçlayan diktatör bir lideri simgeler. Orwell bu eserini II. Dünya Savaşından hemen sonra 1948 yılında kaleme almış, son iki rakamı ters çevirmiştir.

==============================================================

Bilgisayar konusunda uzman elektronik mühendisi bir arkadaşıma sordum:

Facebok eskiden sakıncalı gördüğü kullanıcılara bir hafta, hatta bir ay kadar yorum ve paylaşım yasağı koyardı. Uzun süredir bunu yapmıyor. Fakat, sanırım onun yerine yapay zeka Meta AI ile sakıncalı gördüğü yazı veya yorumları sadece 3-5 kişinin görebileceği bir konuma indirgiyor. Ayrıca, kopyaladığım bir linki FB’ye copy paste yapmakta zorluklar yaşıyorum. FB’nin bunları kasten yaptığından kuşkulanıyorum. Yoksa paranoya mı başladı bende?” Arkadaşım “Hayır, paranoya değil ve kuşkularında tamamen haklısın” dedi ve ekledi: “Hayıflanmana gerek yok, zira artık FB ve diğerleri o eski cezaları büyük oranda terk etti, onların yerine “Shadowban” (Gölge Yasak) ve “Reduced Distribution” (Kısıtlı Dağıtım) gibi daha sinsi ve sofistike cezalara, sansürleme-pasifize etme yöntemlerine geçtiler.” Ondan öğrendiğim bilgileri paylaşıyorum:

Shadowban (Gölge Yasak)

Sosyal medya platformlarında sakıncalı (!) kullanıcıların içerik, gönderi, yorum veya mesajlarının yapay zeka algoritmasıyla —kullanıcıya herhangi bir uyarıda bulunulmadan ve haber verilmeden—- gizlice engellenmesi ve görünmez kılınmasıdır. Bu durumda hesaba yasaklama konmaz, ancak içerikler görülemediği için başkalarının erişimi engellenmiş olur. İçerikler hashtag’lerde, keşfet ve aramalarda, önerilen akışlarda yer almaz. Büyüme tamamen durur. 

Shadowban genellikle tüm hesabı kapsar, uzun süreli olabilir, hatta mimlenen, daha doğrusu adeta dijital gözaltına alınan kullanıcının ömür boyu çekeceği gizli bir cezaya dönüşebilir. Bunun sonucunda o kişinini arkadaş ve takipçi sayısı yüksek olsa bile beğeniler ve etkileşimler aniden ciddi oranda düşer.

Amaç, platformların topluluk kurallarına (!) aldırmayan ve sürekli sorun çıkaran kullanıcıları platformdan atmak yerine, onu —kendisine fark ettirmeden— dijital bir gözaltında izole etmek, etkisiz ve yetkisiz hale getirmektir. Kullanıcı olan bitenden habersiz —-dağdan kestim kereste/kuş besledim kafeste misali—- içerik paylaşmaya saf saf devam eder. Fakat “persona non grata” olduğunun farkında değildir, paylaşımları kimseye ulaşmadığından, kendi kendine haldır huldur dijital mastürbasyon yapmış olur !

Bu talihsiz (!) kişi istediği kadar yazılarını etiketlesin, allasın pullasın, nafiledir: Sadece havanda su dövmüş olur, havanın dibi çoktan delinmiştir ama o farkına bile varmaz; çabalama kaptan ben gidemem misali debelenir durur; sonunda kendinden kuşkulanmaya başlar, hatta “çirkin ördek sendromuna” düşebilir; kendisini beceriksiz, yetersiz, hatta kimse tarafından sevilmeyen biri, bir suçlu gibi hissedebilir, morali bozulur; “acaba yazım yetersiz mi, kötü mü yazdım?” veya “müziğimi artık kimse beğenmiyor mu ?” gibi triplere ve hatta depresyona bile girebilir.

Reduced Disritbution (Kısıtlı Dağıtım)

Yapay zeka algoritmasının hesabın tamamını cezalandırmak yerine, sakıncalı gördüğü sayfa ya da yazıyı dağıtım havuzunu daraltarak kısıtlamasıdır. Yazı ana akışta yükselemez, sadece arkadaş veya takipçilerinin çok küçük bir kısmına (%1-5) gösterilir. Bir süre sonra da “hiç gösterilmedi” gibi olur ve yazı buharlaşır ! Kısıtlı Dağıtım, Gölge Yasak  gibi kalıcı ve sürekli değildir. Sakıncalı gönderi kaldırıldığı takdirde ya da “uslu ve edepli bir çocuk” olunduğunda ceza kalkabilir. 

Bunların yanı sıra paylaşım yapıldıktan 1-2 saat sonra toksik (!) bir yazının görünürlüğü yine YZ ile bozulabilir; otomatik metin müdahale sistemi ile Meta AI daha yazıyı FB’ye copy-paste ile koyarken veya edit sırasında, paragraf kayması, yazı silinmesi, harflerin anormal büyümesi gibi format bozulmaları oluşturabilir.

Neler Oluyor Corc ?

Özellikle 2023’ten sonra bu yöntemler Youtube, Google, Facebook, Instagram, Tiktok gibi platformlarda gittikçe arttı. Dünyada binlerce kullanıcı bu tür sinsi ve gizli sansürleme yöntemlerinden sürekli şikayet ediyor. Meta’nın bu bağlamdaki “kullanıcı deneyimini iyileştirmek için dağıtımı optimize ediyoruz” bahanesiyle yaptığı açıklama hiç de inandırıcı ve ikna edici değil. Bunlar milleti enayi mi zannediyor ?

Meta şirketi ve benzerleri bilinçli olarak “açık yasak” yerine “görünmez yasak” yöntemine geçti. Çünkü “open ban” (açık yasak) yiyen kullanıcılar soğuyup platformdan ayrılabiliyor. Müşteri kaybı hoş olmayan bir durum. Sinsi ve gizlice engellendiğini fark edemeyenler ise kendilerinden kuşkulanıyor ve demoralize oluyorlar.

Ancak sorun şu ki bu gibi engellemeler ve sansürleme operasyonlarının asıl amacı ahlak dışı sözleri, ırkçı nefret söylemlerini, küfürlü, hakaret içeren, pornografik ve sapıklıkla ilgili paylaşımları engellemek değildir. Asıl amaç ifade özgürlüğünü, düşünce özgürlüğünü ve küresel elit çete ile emperyalist-siyonist ittifaka yapılan eleştirileri önlemektir !

Zira asıl ahlaksızlığı ve ırkçılığı yapanların onlar olduğunu görmüyor muyuz ? Trump ve Netanyahu’nun diplomatik kurallara uymayan hakaret, küfür ve ırkçılık kokan söylemlerine neredeyse her gün tanık olmuyor muyuz ? Her türlü sapıklığı (Epstein belgeleri) yapanların küresel satanist çetenin aktörleri olduğunu görmedik mi ?

Trump’ın 20 Ocak 2025te başkan seçilmesiyle hızla oluşturulan emperyalist-siyonist ittifaka —Rönesans ve Hümanizm ruhunu çoktan terk etmiş olan— Avrupa ülkeleri de gözü kapalı destek verdiler. Böylece İnsanlık ve Dünya Barışı için en büyük tehdit haline geldiler.

Maşiyahvari kehanetlerin etkisiyle güç sarhoşluğu içinde olan ve tüm dünyaya meydan okuyan bu şeytani ittifak insanlığı yok etmeden, insanlığın bu ittifakı yok etmesi gerekiyor. Zira bu ittifak gittikçe azgınlaşıp saldırganlaştıkça bu ittifakın av köpekleri olan platformlar da kullanıcılara karşı gittikçe gözüpek ve küstah oldular.

Görünen o ki Meta ve diğer teknoloji platformları küresel çeteyle aynı kaba işeyen bir propaganda ve sansürleme öğütücüsüne dönüşmüş durumda. Zira platformlar bu etik dışı sansürleme yöntemlerini küresel elitlerin oportünist çıkarlarını korumak için uyguluyor, ve maalesef artık “açık diktatör” değil, “gölge diktatör” olma yolundalar. Bu gidişat demokrasi, bireysel özgürlükler ve insan hakları açısından büyük riskler içermektedir.

Yeni Dünya Düzeninin kirli işlerini eleştiren ve açığa çıkarmaya çalışan kullanıcıları sinsi, iğrenç ve kalleşçe yöntemler ve stratejilerle izole etmeye, susturmaya ve pasifize etmeye çalışanları kınamak yeterli olmaz: Ben onları lanetliyorum ve insanlık vicdanında sonsuz yokoluşa uğramalarını diliyorum. Çünkü bu yaptıkları kötülük, evrensel hukuk ve etik normlarına, masumiyet karinesine ( presumption of innocence), bireysel özgürlüğe, insan haklarına ve ifade özgürlüğüne tamamen aykırıdır.

Emperyalizm, küresel elitler, lobiler, emperyalizm, siyonizm, apartheid, yeni dünya düzeni, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, postmodern sömürgecilik, insan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi konular ve bunların özellikle Batı’yı eleştiren yönü artık en başta FB’nin ve diğerlerinin en gıcık olduğu konular ve yüksek riskli sözcükler arasında. Bu gibi konulardan rahatsız olma nedenleri de bu bağlamda hepsinin kirli bir işbirliği ve dayanışma içinde bu suçlara ortak olmalarıdır.

Herakles vs. Hidra

Bu yeni nesil engelleme ve sansürleme yöntemlerinin hibrit savaştan, dijital autodafé veya dijital aforozdan bir farkı yoktur; tamamen etik ve ahlak dışıdır. Bu yaptıkları insanın varlığına ve yaşama hakkına doğrudan bir saldırıdır. Böyle yapmakla İnsanlık ve barışın düşmanı küresel çetenin aparatları olduklarını açıkça gösteriyorlar. Şirazeden çıkmış, ne yapacağını şaşırmış ve gemi azıya almış bir halde sağa sola saldıran bu av köpekleri bana mitolojideki dokuz başlı Hidra (Hydra) canavarını anımsattı:

Zeus’un oğlu Herakles’in (Herkül) görevlerinden biri Lerna bataklığında yaşayan dokuz başlı canavar Hidra’yı öldürmekti. Hidra’nın ortadaki başı ölümsüzdü; nefesi, kanı ve ısırıkları zehirliydi. Herakles, kesilen her başın yerine iki baş çıkaran bu canavarın boyunlarını meşale ile dağlayarak güçlükle yenmeyi başarmıştır. Geriye kalan ölümsüz başı da gövdeden ayırarak büyük bir kayanın altına gömer. Bakalım günümüzde bu yeni dijital canavarları yenecek, yeni bir Herakles çıkacak mı ?

İmdi, eğer sosyal medya hesaplarında erişim engellerini gidermek veya olası kısıtlamalardan kurtulmak istiyorsanız kendiniz hiç yormayın: Ya sakıncasız (!) toksik olmayan yazılar ya da paylaşımlar yaparsınız ya da bu duruma katlanırsınız. E ne demişler: Hamama giren terler ! Aslına bakarsanız, düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve akademik eleştiriler için bu av köpekleri ideal platform olma özelliğini çoktan yitirdiler, hatta tam tersi, özgür düşünce için bir kabus ve karabasana dönüştüler. Corc iyi ki bu günleri görmedin ! Gelecek günler daha da beter olacak gibi ! Ne dersin Corc? Şöyle dedi Corc:

Yeni bir Herakles çıkmasa bile, özgür düşünceli insanların en azından yapması gereken bir şey vardır: Asla geri adım atmamak ve nabza göre şerbet vermeden, bu gibi platformların sinsi sansürleme yöntemlerini açığa çıkartmak ve onları teşhir etmektir.




Posted in

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *