
Mülksüzleştirme yoluyla birikim, toplama veya el koyma, İngiliz Marksist akademisyen David Harvey tarafından 1970’lerde ortaya atılan bir kuramdır. Bu kuram kamu ve özel kuruluşlar ile halkın elindeki serveti, malı mülkü, daha doğrusu sahip olduğu her şeyi yasal yoldan ya da zorla gasp ederek servetin, mal, mülk ve finansal gücün azınlık elit bir gruba aktarılmasını, egemen bir küresel grubun elinde merkezileşmesini sağlamayı hedefleyen neo-liberal kapitalist politikaları tanımlar. Bu tür politikalar 1970’lerden günümüze kadar birçok Batı ülkesinde görüldüğü gibi dünyaya egemen olan küresel çetenin de en önemli ilgi alanlarından biridir.
Artık sömürülecek ülke bulmakta zorlanan ultra-kapitalist küresel çete ve eski sömürgeci yönetimler iyice azgınlaşmış bir halde kendi halklarını sömürmeye, kendi milletinin malına, mülküne çökmeye ve insanları miras hakkından mahrum bırakmaya hazırlanıyor. Bu bağlamda “mülksüzleştirme projesi” Yeni Dünya Düzeni’nin bir uygulaması olarak çoktandır gündemde.
Kuşkusuz bu projeyi sadece gayrimenkul olarak görmemek gerekir. Misyon ve vizyon çok daha geniş kapsamlıdır: Öyle ki artık insanlar ev, daire, arsa, tarla, bağ, bahçe, otomobil, motosiklet, bisiklet, tekne, kayık gibi gayrimenkul ve menkulleri, hatta müzik seti, müzik enstrümanı, piyano, gitar, bilgisayar, bilgisayar programı gibi emtiaları bile satın alamayacak, onlara sahip olamayacak, onları çoluğuna çocuğuna miras, hatıra, aile yadigarı olarak bırakamayacak, ekonomik olarak bağımsız, kendi kendine yetebilen özgür bir birey olamayacaktır. Asla mal sahibi olamayacak, elinde olan ve sahip olduğu ne varsa yeni yasalar ve yaptırımlarla hepsi küresel çeteye veya devlete aktarılacaktır. Onları sadece “kiralama hakkı” olacak ve yaşamı boyunca kazandığı parayla sürekli olarak kullandığı ama asla sahip olamadığı şeylerin kira bedelini ödemek zorunda kalacaktır. Zamanla giyim eşyaları, beyaz eşyalar, mobilyalar, oda takımları, oyuncaklar bile bu kapsama alınabilecektir.
Ultra-kapitalist küresel çetenin dünya çapında düzenlediği Bilderberg, Davos, Dünya Ekonomik Forumu gibi toplantılarda ne gibi konuların konuşulduğunu zannediyorsunuz ki ? Emekli sınıfı ortadan kaldırma, işçi sınıfı yerine robot kullanma ve “nüfus azaltma” projelerinin yanı sıra bu gibi konuların da ele alındığı biliniyor. Zaten dünya kamuoyu öyle cıvık bir kıvama geldi ki küresel çete ve onun aktörleri yeni kurtarıcılar, yeni peygamberler, yeni mesihler gibi alkışlarla karşılanıyor, en saçma, en bayağı, en ilkel, en cahilce söylemleri bile büyük beğeniyle sosyal medyada, parlatılıyor, paylaşılıyor.
Bu durum karşısında ne mi yapmak gerekiyor ? Artık onu da siz bulun. Benden uyarması ve söylemesi.