Yeni Dünya Düzenine karşı 15 Postüla

The leaders of the G20 Summit gather around the meeting table for the first plenary session of the summit in the Pittsburgh Convention Center in Pittsburgh, Pennsylvania, September 25, 2009. REUTERS/Jim Bourg (UNITED STATES POLITICS BUSINESS IMAGES OF THE DAY)

Yeni Dünya Düzenine karşı 15 Postüla (*)

Küresel elitler, ultra kapitalistler,  öjenistler, ırkçılar, faşistler, Neo-Naziler, hanedanlıklar, kolonyalist Avrupa krallıkları, teröristler, cihatçılar, uyuşturucu kartelleri, mafyatik yapılar, organ mafyaları ve benzerleri hepsi bu düzenin çıkartıları ve hepsi aynı taraftadır; hepsi birbirini kollar, hepsi halk düşmanı ve insanlık düşmanıdır. Hepsi şimdiki Yeni Dünya Düzeninden  hoşnutturlar.

Zira Yeni Dünya Düzencileri ve küresel elitler “insanlığı kurtarmak için insanı kurban etmeyi bilmek gerekir” diyecek kadar kendilerini kaybetmiş ve azıtmışlardır. Onların insanlıktan kastettiği  sadece kendileri gibi olan  insanlardır. Yani Yeni Dünya Düzenini pekiştirmek için   insanlığı feda etmeye hazırlar. Bunun ilk örneğini 9/11  saldırısında gördük. Petrol bölgelerine çökmek ve Ortadoğu’ya yerleşmek için  ABD derin devletince organize edilen 9/11 terör saldırısıyla Amerikan halkını feda ettiler. İçlerinde kadın ve çocukların da bulunduğu 2977 kişi öldü.

Yeni Dünya Düzeni (YDD) nin buzdağı üstündeki görünür kurumları NATO, Dünya Ekonomik Forumu (WEF), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Nüfus Konseyi (The Population Council), Bilderberg, Chatham House, Trilateral Komisyon, CFR, LGBT gibi  örgütler ile masonik yapılanmalardır.

YDD   kurumları ve örgütlerinin  söylem ve  eylemleri insanlık için   iyi ve olumlu gibi görünse de onların altında mutlaka bir çapanoğlu,     kötü bir amaç,  kötü bir çıkar, karanlık ve her çeşit pislik vardır. O nedenle onlardan gelen her türlü öneri kuşku ve çekinceyle karşılanmalı, ne kadar güzel ve iyi görünürse görünsün prensip olarak kabul edilmemelidir.

Ana akım medya, dünya medyası, internet, sosyal medya, gazeteler, TVler büyük ölçüde YDD’nin kontrolundadır.

YDD’nin ana hedefi salgın hastalıklar, savaşlar ve sözde uzaylılar tarafından yapılacak yapay saldırılarla insanlığa karşı soykırım yaparak —Yuval Noah Harari’nin deyimiyle  — “doğa ve çevreye zararlı ve savaşçı bir tür olan Homo Sapiens” i büyük  çapta yok etmek,    dünya nüfusunu %80 oranında azaltmaktır. Oysa doğa ve çevreye zararlı olan “tür” İnsan değildir; İnsan her şeyden önce  kasaplık  hayvan gibi aşağılanarak bir “tür” olarak  tanımlanamaz. Bu İnsana ve Hümanizme saygısızlıktır. İnsan evrendeki en değerli ve en yüce varlıktır. Doğaya zararlı olan ve savaşları çıkartanlar “İnsan” değil  azgın ultra kapitalistler ve küresel elit  güruhtur.

Bu  küresel  çete   Ebola, AIDS, SARS, Covid 19 gibi laboratuvarda ürettikleri virüsleri kullanarak biyolojik savaş, iklim silahları, iklim değişikliği veya HAARP gibi depremleri tetikleyebilen değişik kitle imha silahlarıyla insanları yok etmeye başlamışlardır.

Hedefleri hem küresel soykırımlarla nüfusu azaltmak, hem de, bu kaos ve panik ortamında insanlar can derdine düşmüşken, fırsattan istifade malı götürmek, her türlü hırsızlık, yolsuzluk, yağma, kara para aklama ve uyuşturucu ticaretini  tam gaz sürdürmek, madde  kullanımını yasalaştırmaktır.

Demokrasi, insan hakları, emeklilik ve insanca yaşama hakkı, düşünce, eleştiri ve ifade özgürlüğü, bireysel özgürlük, bireysel mülkiyet büyük tehdit altındandır. Küresel düzenin aç gözlü     domuzları  eski sömürge çağının özlemi içindedirler. Sömürgecilere boyun eğenlerin köleden farkı yoktu. Mal, mülk edinme hakları yoktu. Boğaz tokluğuna çalışıyorlardı…    Eskinin sömürgecileri şimdilerde barışsever ve insancıl pozlar takınarak     sıradan insanın, çalışanın, emekçinin, emeklinin bin bir zorlukla elde  ettiği malına, mülküne, aracına, evine, eşyasına, mirasına çökme hazırlığı içindedir. Ve bunu “reform” adı altında millete zorla  yutturmaya çabalıyorlar. İstiyorlar ki kendilerinden başka hiç kimse  hiçbir şeyin sahibi olmasın. Onların hayalindeki düzende insanlar kendilerine ait olmayan evlerde oturacak, yaşamları boyunca kira ödeyecek, çocuklarına bir  çöp   bile miras bırakamayacaklardır.

Google, Facebook, Twitter ve benzeri teknoloji devleri YDD’nin av ve bekçi köpekleridir. Twitter   bekçi köpeği olduğunu göstermek ister gibi 1 Nisan 2023ten itibaren   “kuş” yerine “köpek” logosu kullanmaya başlamıştır.

Dünya kamuoyu artık Bertrand Russel, Noam Chomsky, JP. Sartre gibi özgür düşünceli akademisyen ve düşünürler tarafından değil,  Bill Gates, Jeff Bezos, Elon Musk, Mark Zuckerberg, George Soros, Kral Charles gibi   küresel elitlerin medyatik beyanlarıyla yönlendirilmektedir. Bunların arkasında Rockefeller, Rothschild gibi eski sömürgeci aileler vardır.

Julian Assange, Edward Snowden, Ethel ve Julius Rosenberg gibileri insanlık ve halk kahramanlarıdır. Onlar hayatları pahasına ölümü göze olarak bu şeytani karanlığa direndiler ve ne yaptıklarını çok iyi biliyorlardı.

Her insan istediği cinsel tercihi veya fantaziyi kendi özel hayatında yaşamakta özgürdür.   Ama hiç kimse bunu —üstelik küçük çocukların da boy gösterdiği—  Onur Yürüyüşleri ile  insanlığa zorla ve uluorta dayatamaz. Cinsel ahlaksızlığı, sapkınlığı ve bayağılığı hoş gören,  dolayısıyla etik ve  ahlak anlayışı zayıflayan toplumlar, hırsızlık, kara para aklama, yolsuzluk gibi suçları da hoş görmeye başlar, umursamazlar.   Günün birinde pedofiller, çocuk istismarcıları, tecavüzcüler ve sapkın tarikatlar da küçük çocuklar ve beşikteki bebeklerle birlikte el ele kol kola onur yürüyüşlerine başlarsa şaşırmayın. Yakın bir gelecekte pedofiller, cinsel tacizciler, zoofiller de LGBT kapsamına gireceğinden  bu tür  yapılanmalara en küçük bir tolerans gösterilmemesi gerekir.

YDD’nin aygıtları, araçları ve maşaları olan Siyonizm (siyasal Yahudilik), Evanjelizm (siyasal Hristiyanlık), İslamizm (siyasal İslam) insanlık ve dünya barışı için tehdittir. Yok edilmelidirler.

Bir yeryüzü vatandaşı olarak yapılması gereken en önemli işlerden biri bu korkunç gidişata ve YDD’ye boyun eğmemek,  prensip olarak her ortamda, her düzlemde ve her fırsatta mücadele etmek, YDD’ye ve onun çıkartılarına direnmek ve kabul etmemektir. İnsanlık ve çocuklarımızın geleceği buna bağlıdır.

**********

(*) Postüla, postulat, koyut: Kanıtlanmasına gerek olmayan gerçek

Published by Erdag Duru

Education: Galatasaray High School & Istanbul University of French and Roman Languages, born 27 April 1950. I am a philologist, critic and composer interested in world politics, philosophy and history of religions . I am against all kinds of eugenic, supremacist, fanatic, religious, racist, apartheid and imperialist hegemony that threaten Humanism, mankind and world peace. It is a fact that freedom of expression, freedom of thought and freedom of information are under the great threat of this hegemony. So, I urge all intellectuals and free thinkers to resist against the spread of this evil and horrible hegemony.

Leave a comment