Ayten Alpman’ın “Memleketim” şarkısının özgün versiyonu aslında “Haham Elimelek” adlı eski bir Yidiş halk ezgisidir.
Ezgi şarkı söyleyip, dans eden, likör, şarap içen ve iyice kafayı bulduktan sonra çevreye ayıp el işaretleri yapan Haham Elimelek ve Haham Naftali ile onların müzisyenlerinin yaptıkları şamatayı hicveder.
Bu folklorik ezginin özgün Yidişçesini ilk kez bir Musevi arkadaşım 1974 Ağustosunda (Kıbrıs Çıkartması yapıldığı yıl) gitarla bana çalmıştı.
Tabi ben de şallak mallak olmuştum. 😃
Türkçe sözleri aşağıda veriyorum:
HAHAM ELİMELEK
Haham Elimelek
Çok mutlu olmuştu
Elimelek çok mutlu olmuştu,
Kollarındaki Tefilini (dua şeritleri) çıkardı
Ve gözlüğünü taktı
Ve iki kemancının peşinden sıvıştı.
Ve keman çalan kemancılar
Keman çalmıştı,
Keman çalıyorlardı gıy gıy
Ve sonra haham Elimelek
Biraz daha mutlu olmuştu
Elimelek biraz daha mutlu olmuştu,
Havdalah töreni (Şabatı sonlandırmak) yaptı
Haham Naftali’nin yardımıyla
Ve iki davulcunun ardından sıvıştı.
Ve davul çalan davulcular
Davul çalmıştı
Davul çalmışlardı, ha bire çalmışlardı. (x2)
Ve sonra haham Elimelek
Acayip mutlu olmuştu
Acayip mutlu olmuştu Elimelek,
Kittel’ini (haham kıyafeti) çıkardı
Ve şapkasının içine koydu
Ve iki zilcinin ardından sıvıştı.
Ve zil çalan zilciler
Zil sesiyle zil çalmıştı
Zil sesiyle zil çalmışlardı, öyle de yapmışlardı. (x2)
Ve sonra haham Elimelek
Tamamen mutlu olmuştu
Tamamen mutlu olmuştu Elimelek,
Müthiş bir şekilde esnedi
Ve “başka bir şeye gerek yok!” dedi.
Ve müzik grubunu eve gönderdi.
Haham Eli Melek’in sarhoş müzisyenleri
Yoksulluğa elleriyle baş işareti yaptılar
Mutlu grup tavana sıçrayıp ıvır zıvır alış verişi yaptı.
Keman çalan davulcu
Zil çalarak çalmıştı
Ve kendisine likörle karışık şarap boca etti
Coşkulu müzisyenler
Kollarının altında şişelerle
Ertesi güne kadar büyük bir şamata yaptılar.
İmdi “Bir Başkadır Benim Memleketim” dedikten sonra çuvaldızı kendimize, iğneyi de kendimize batıracağız. Aklımızla ve duygularımızla alay edilmesine izin vermeyeceğiz. Bu halkı bir İsveç halk şarkısı olan “Dağ Başını Duman Almış” ve “Memleketim” gibi çalıntı şarkı ve marşlarla hatta ninniler ve izci marşlarıyla yetiştirdiler ve kafaya aldılar.
Hadi Cumhuriyetin ilk yıllarında doğru dürüst ulusal besteci yoktu diyelim peki sonrakiler ne ? Başka milletlere ait komik ve müstehcen şarkıları ulusal müzik diye millete yutturan kafa ile “En Vélo” gibi üç küçük kıza tecavüzü anlatan müstehcen ve pedofil bir şarkıyı “Galatasaray marşı” diye geleneksel GS pilavında mezunlara dayatan kafa arasında bir fark yoktur: Yavşak, beleşçi, yılışık, arakçı ve arlanmaz. İnsanda bir damla onur olur be !
İktidar olsun muhalefet olsun bu halkın aklı ve duygularıyla çok alay edildi. Ve bu hala hem de artarak sürüyor. Seçim günü yaklaştıkça çevremiz uçan balonlarla doldu.
Beleşçilik, kolaya kaçma, arakçılık, taklitçilik, adamsendecilik, vurdumduymazlık, lapacılık, avanta, lavanta, “benim memurum işini bilir, çalıyor ama çalışıyor” söylemleri bu milletin yeni aktöre anlayışı mı oldu ?
Buna artık bir son vermenin zamanı geldi geçiyor. Bu seçim belki de son bir fırsat olabilir. O nedenle tıpış tıpış oy vermeye gitmeden önce iyice düşünün: Bu ülke bu hale nasıl geldi, bunu kimler yaptı, kim izin verdi, kim görmezden geldi ve kim göz yumdu ?