CHP’yi Atatürk  Çizgisinden Saptıran Kişi: Kılıçdaroğlu

“Benim liderliğini yaptığım partinin de geçmişte yarattığı derin yaralar vardır. Uzun süredir   önce bu yaraları yaratan o sistemi değiştirmekle uğraştım.  Ben bu yaraların kapanması için helallik isteme, helalleşme yolculuğuna çıkıyorum.”  Kemal Kılıçdaroğlu

Bunun sözlerin tek bir anlamı vardır: Kılıçdaroğlu başkanlığında CHP artık kesinkes Atatürk devrimlerinden, Atatürk’ün gösterdiği yoldan, devrim ilkelerinden, laiklikten ve cumhuriyetten sapmıştır. Dinci, Kürtçü ve siyasal İslamcı bir partiye dönüşmüştür.  

Kılıçdaroğlu hiç çekinmeden ve utanmadan “CHP’nin geçmişte yarattığı derin yaralardan” söz ediyor.  Yani aynen  Türkiye Cumhuriyeti’ni 100 yıllık bir “yıkım süreci” olarak tanımlayan HDP, Kürtçüler ve terör örgütlerinin diliyle konuşuyor.  Çok yazık.

Kılıçdaroğlu “artık Yeni CHP var” demedi mi ?

 Kendisinin peygamber soyundan geldiğini ve “seyit” olduğunu ilan etmedi mi ?

Kürtçülerin ve terör örgütünün ağzıyla   Tunceli’ye “Dersim “ demedi mi ?

“Ben Dersimli Kemalim” demedi mi ?

Partideki Atatürkçüleri ve laikleri teker teker  hiç acımadan harcamadı mı ?

Gezi Direnişini sahipsiz bırakmadı mı  ?

Tek bir kişiye savaş yetkisi veren tezkerelere destek vermedi mi ? 

İktidarın her yaptığına 22 senedir seyirci kalmadı mı ?

Ekmelettin’i aday göstermedi mi ?

Seçmenle dalga geçercesine tıpış tıpış  gidip oy vereceksiniz demedi mi ?

AKP’yi taklit etmeye çalışmadı mı ?

Devrim, laiklik ve cumhuriyet ilkelerini referans alacağı yerde gerici ve dinci söylemleri kullanmadı mı ?

AKP’yi ağır  bozguna uğratmış İmamoğlu veya Yavaş gibi  kazanma olasılığı çok yüksek olan adayların   Cumhurbaşkanlığına aday olmasını engellemedi mi ?

Saidi Nursi’yi sahiplenmedi mi ?

Çözülmüş bir sorun türbanı  gereksiz yere  tekrar gündeme getirmedi mi

ABD’ye gidip Nazilerin etkin olduğu Ukrayna’yı desteklemedi mi ? Ukrayna’nın yanında olmalıyız demedi mi ?

İngiltere’ye gidip yüzü bile kızarmadan, pişkin pişkin, bankerlerden ve tefecilerden temiz (!) para dilenmedi mi ?

Daha yaptığı o kadar abuk sabuk iş var ki yaz yaz bitmez. Hiç konuşmasa, ağzını açamasa, kıpırdamasa, AKP iktidarı kendiliğinden  devrilip gidecek. Ama konuştukça üflesen yıkılacak AKP’ye can suyu sağlıyor. E “böyle muhalefet dostlar başına” diye boşuna söylenmiyor.

Kılıçdaroğlu hem CHP,  hem de Türkiye için “zararlı”  bir kişi olmaya başlamıştır. Ve hala bu adamdan medet umanlar, onu parlatmaya çalışanlar var.  Pes be birader. Devrimciler ve Atatürkçüler uyuyor mu ?

Published by Erdag Duru

Education: Galatasaray High School & Istanbul University of French and Roman Languages, born 27 April 1950. I am a philologist, critic and composer interested in world politics, philosophy and history of religions . I am against all kinds of eugenic, supremacist, fanatic, religious, racist, apartheid and imperialist hegemony that threaten Humanism, mankind and world peace. It is a fact that freedom of expression, freedom of thought and freedom of information are under the great threat of this hegemony. So, I urge all intellectuals and free thinkers to resist against the spread of this evil and horrible hegemony.

Leave a comment