
2022 Ağustos ayında faaliyete geçen “Yüksek Eğitim Bilişim Akademisi” bilişim sektöründe Microsoft, Cisco gibi önde gelen uluslar arası teknoloji firmalarının sertifikalı eğitim programlarını vermektedir. Bunlardan biri de “Metaverse Uzmanlığı Eğitimi” dir.
Şirket adını Metaverse olarak değiştiren Facebook milyonlarca insanın verilerine sahiptir. Facebook gibi yapay zeka temelli bir dünya olan Metaverse’in düşünce özgürlüğünü tehdit etme, yapay zekanın emir ve denetimine girme, kukla ve düşünmeyen insanlar yaratma gibi riskler barındırma olasılığını göz ardı etmemek gerekir. Bu eğitime katılmayı düşünenler bu etik dışı riski göz önünde bulundurmalıdırlar.
Bilgisayar, android telefon, VR veya 3D cihazlar sayesinde kişi kendi oluşturacağı üç boyutlu bir avatar ile gerçek dünyaya paralel bir öte dünyada yaşayabilecektir. Örneğin, Metaverse’in sanal dünyasında avatarı ile uçağa binebilecek, Paris’e yolculuk yapabilecek, restoran veya kafelere, sinemalara, müzelere , konserlere gidecek, bitcoin benzeri paralarla lüks araç, arsa veya konut satın alabilecek, istediği zaman istediği kişinin avatarı veya sipariş edeceği robot bir avatarla sanal seks de yapabilecektir. Bu paralel dünyanın para birimleri yapay para piyasasında işlem bile görmeye başlamıştır.
Yüksek Eğitim Bilişim Akademisi’nin programını bitirip sertifika alan uzmanlar başka şirketlere “kiralık eleman” olarak da verilebilecektir. Akademinin internet sitesindeki bilgilere göre:
Akademi “outsourcing” (dış kaynak kullanımı) ile şirketlere alanında uzman kiralık personel aracılığıyla destek verir. Şirketlerin düzenli veya ani iş yüklerini hafifleterek onlara profesyonel hizmet sunan kiralık uzmanlar, görevlerin hızlı bir şekilde tamamlanmasını sağlar. Outsourcing, kavramı ilk kez 1980’li yıllarda ortaya çıkmış ancak 1990’lı yıllara kadar yaygınlaşmamıştır. İlk kez kullandığı alan otomotiv sektörüdür. Yedek parça üretimi için dış kaynaklardan yararlanılması, başka sektörlerin de dikkatini çekmiştir. Böylece insanlar da yedek parça gibi kiralanabilecektir. İnsanların “yedek parça” olarak görülmesi ya da “kiralanması” bana etik bir uygulama gibi gelmedi.
İnsanın gerçek yaşamdaki ekonomik durumunu biraz olsun düzeltmek ve onun gerçek yaşamında mutlu etmek için kıllarını kıpırdatmayanlar sanal ve sahte bir dünya cenneti yaratmak için milyonlarca lira harcarken, aynı zamanda bu sanal dünyaya koşa koşa gelecek elemanlardan, daha doğrusu kiralık insanlardan, büyük paralar kazanmanın şehveti içindeler. Bu sanal evrende gerçek hayat yerine, öte hayat ya da sanal hayatın sahte nimetleri sunuluyor insanlara. Dinsel vaatlerle kandırmak yetersiz kalınca artık devreye sanal vaatler giriyor demek ki. Gerçek bir dünyada insanca yaşamak varken, sanal bir dünya yaratarak insanların paralarını ve zamanlarını çalarak onları boş hayaller ve umutlar dünyasına sürüklemek isteyenleri kınıyorum.