
XXI.ci yüzyılın başından bu yana, günümüz dünyası eskisinden daha beter bir hale gelmiş olup insan hayatı, özel yaşam, bireysel özgürlük, insan hakları, özgür düşünce, ifade özgürlüğü, sanat, mizah, eleştiri, hümanizm, barış ve laiklik küresel elitlerin baskıcı ve sansürcü tehdit ve kuşatması altına girmiştir.
Evanjelizm (siyasal Hristiyanlık), Siyonizm (siyasal Yahudilik) ve İslamizm (siyasal İslam) gibi ırkçı-dinci görüşlerin tasarımcısı küresel elitler salgın hastalıkları da kullanarak insanları tamamen kontrol altına alacak, onları sindirecek, pasifize edecek, yıkım ve umutsuzluğa sevk edecek totaliter ve nihilist bir dünya düzenine geçmenin hazırlığı içindedirler. Bu elit grup kendinden başka hiç kimseye, hiçbir ulusa, hiçbir değere en küçük bir saygı duymamaktadır. ABD, Fransa, İsrail ve bir çok ülkede demokrasiyi kullanarak iktidarı ve medyayı büyük ölçüde ele geçirmişlerdir.
Küresel elitler tarafından güdülen kuklalar olmayı kabul etmiyoruz. İnsanlar istedikleri haberi izlemekte ve paylaşmakta özgür olmalıdır. Tersi bir durumda gerçek demokrasi de yoktur, insan hakları da yoktur, bireysel özgürlükler de yoktur.
Laiklik, evrensellik, insan hakları, özgür düşünce ve Aydınlama’nın savunucusu yeryüzü yurttaşı aydınlar olarak bu karanlık kuşatmaya tüm gücümüzle direnmemiz gerekmektedir. Özgür düşünen insanların dünya barışını, insan mutluluğunu ve insanlığın geleceğini tehlikeye atan savaşlara, her çeşit dinci, etnik, ırkçı, ayırımcı, apartheid dayatmalara boyun eğmeyeceğini, direneceğini ve onları alt edeceğini umut etmemiz gerekiyor. Zira gidebileceğimiz bir başka dünya yok.
Eğer siz de bu umudu paylaşıyorsanız susmayın. İtiraz edin, başkaldırın, kabul etmeyin, eleştirin, size dayatılanlara boyun eğmeyin. Güçlüden yana olmayın. Hitler, Mussolini ve Çavuşesku da bir zamanlar çok güçlüydüler. Ama yok olup gittiler. O nedenle doğruluk, gerçek ve adaletten yana olun. Yorgun düşeceksiniz, acı çekeceksiniz belki bunları yapmaktan ama unutmayın karanlık başka türlü alt edilemez. Şunu bilin ki karanlığın sürmesi için ışıkları söndürenler, perdeleri kapatanlar daha çok yoruluyor ve daha çok korkuyorlar. Çünkü bir gün mutlaka yenileceklerini biliyorlar. O halde mücadele etmeye yılmadan devam etmemiz gerekiyor.
M. Cengiz Yılmaz & Erdağ Duru