
1943 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun %70’i sigara içiyordu. XX.ci yüzyılda tütüne karşı ilk yasaklama Nazilerden geldi.
Nazilerden önce tütün yasağını başlatan Rus Çarı Aleksis ve IV. Murat’ın, her türlü ahlaksızlığı saraylarında yaparken, tütün içmeyi yasaklamaları sırf halkın gözünü boyamak ve halka “hükümdarımız ne kadar ahlaklı bir insan, bizim iyiliğimizi düşünüyor” dedirtmek içindi. Tarih bize göstermiştir ki siyasal yönetici sınıf hiçbir zaman halk sağlığı ve halkın iyiliğini gözetmemiş, bugün olduğu gibi salt cebini doldurmuş, çeşitli bahanelerle halkı sindirmeyi sürdürmüştür.
Naziler, sigara reklamını ve kadınların sigara içmelerini yasaklamışlar, nikotini “insanlığın en büyük düşmanı” ilan etmişlerdi. Oysa insanlığın en büyük düşmanları rahatça perde arkasında cirit atmayı sürdürüyordu. II. Dünya Savaşı sırasında Alman kentlerinin %60’ında kamuya açık alanlarda tütün içmek yasaktı. Avrupa’nın diğer faşist liderleri Mussolini ve Franco da tütün ve ürünlerini yasaklamışlardı. Ancak, Nazilerin tüm baskısına rağmen Almanya’da tütün kullanımı hızlı biçimde artmış, oysaki aynı dönemde tütün karşıtı hiçbir hareketin olmadığı Fransa’da artış çok düşük bir oranda kalmıştır. [1]
Hava kirliliğine yol açan sanayi tesislerinin zehirli dumanları, araçlardan, yolcu uçaklarından, askeri uçaklardan, gemilerin bacasından çıkan toksik gazlar, cep telefonları, antenler, wifilerin yaydıkları sinyaller, atom ve termik santrallar, böcek ve tarım ilaçları tütünün verdiği zararın kat be kat üstünde zarar ve yıkımlara neden olmakta, fakat fatura nedense sigaraya kesilmektedir. Aşırı sigara tüketiminin yanı sıra çevresel ve elektronik kirlenmenin de kalp ve damar hastalıkları, solunum yetersizliği, farenjit, larenjit, akciğer kanseri, diş eti hastalıkları, bronşit, depresyon, yüksek tansiyon, Parkinson, ülser, KOAH ve kısırlık gibi pek çok hastalığa neden oldukları bilinmektedir.
Ancak, tütün bireysel bir keyif aracı olduğu için bireyi baskı altına alarak veya kontrol ederek tütün içmeyi engellemek fabrikaları ve uçakları engellemekten çok daha kolaydır. Zaten dünya egemenlerine bir bahane, bir günah keçisi gerekiyordu. Nükleer santralları, fabrikaları, uçakları, arabaları, kamyonları, telefonları vs yasaklayamazlardı. Onlar da en kolay yolu seçti. Bu günah keçisi tütün oldu. Şimdi Ukrayna krizi nedeniyle doğal gaz kısıtlanmasına karşı Avrupa Birliği tüm kömür ve termik santrallardaki yasakları kaldırıyorlar !
Ona bakarsak günde 30 yumurta yemek de protein zehirlemesi, kolesterol, tansiyon, damar sertliği, gut, diyabet, kalp ve damar hastalıklarına ve alerjik reaksiyonlara yol açabilir.
Kuşkusuz, zararlarının yanı sıra, az miktarda tütünün birçok yararlı özelliği vardır: Tıpta kullanılır, tütün yaprakları iltihap giderici etkiye sahiptir, deniz tutması ve kusmayı durdurmak için kullanılır; dikkat ve konsantrasyonu artırır; sinir gerginliği ve stresi azaltır. Tütün içenlerde Parkinson sendromu riskinin de azaldığı gözlemlenmiştir.
Amacım tütün içmeyi teşvik etmek değil ancak küresel egemenler ve Dünya Sağlık Örgütü, bir çok vakıf ve STK tütüne karşı vahşi ve acımasızca bir savaş veriyor. Tütün içmeyi yasaklamaları, tütün içenleri dışlamaları sırf insanların gözünü boyamak ve onlarda “ bizi yönetenler ne kadar iyi kişiler, , bizim iyiliğimizi düşünüyorlar” algısını yerleştirmek içindir. Çünkü onlar aynı duyarlık ve özeni uyuşturucu maddelere göstermiyorlar. İşte tütüne karşı yürütülen bu küresel karalama kampanyasından pis kokular gelmesinin nedeni bu iğrenç riyakarlık ve ikiyüzlülük.
Red Kit’in ağzındaki sigara bile yok ediliyor ama onun yerine ot geliyor. Öyle ki uyuşturucu madde, haplar, tabletler, eroin, kokain, marihuana için bu kadar büyük çapta kampanyalar düzenlenmedi. Hatta tam tersi bir çok ülkede marihuana ve uyuşturucu madde serbest bırakılmaya başlandı. Öyle ki utanmasalar uyuşturucu madde kullanımını açıkça teşvik edecekler. Zira onlar kafası çalışan, düşünen insanlar istemiyorlar: Her söylenen kuzu kuzu inanan, beyinleri uyuşmuş ve her şeye tıpış tıpış boyun eğen koyun sürüleri istiyorlar.
Sonuç olarak, tütün, pipo, puro içmek Parkinson riskinizi azaltıyor olsa da benim daha iyi bir önerim olacak: Beyin ve beden sağlığı için spor yapmak, yürüyüş, bisiklet, beden hareketleri yaşlanma dahil olmak üzere çok sayıda rahatsızlığın önünü kesiyor. Neden bir bisiklet alarak işe başlamıyorsunuz ?
(Kaynakça: Sigaranın dumanlı tarihi ve Naziler, Mustafa Çetiner, 30 Mart 2016)
[1] Jean Nicot, Fransa’da tütün kullanımını yaygınlaştıran kişidir ve “nikotin” sözcüğünün isim babasıdır. O yıllarda tütün içmek soylu bir işti. Hatta tütün içicileri üzerlerine tütün kokusu sinmesin diye “smoking jacket” ismi verilen giysiler giyerlerdi: Smokin.