
Bir Galatasaraylı bir diğer Galatasaraylının GS Spor Kulübüne üye olmasını engellemeye çalışıyor !
Engeleyen kim? Ekmel. Engellenen kim ? Mehmet Cengiz Yilmaz. GS 101 grubunda bu konuda tartışma yaşanıyor ve grup moderatörü Ekmel saldırgan söylemlerle Cengizin GSK üyeliğine karşı olduğunu açıkça ilan etmiş. Bu ne hırs be birader ?
İmdi, Cengiz’in üyeliğini engellemek için kendini yerden yere atan bu zavallı adam da kim ? Bizim liseden bildiğimiz o zayıf, çelimsiz, silik, önemsenmeyen, raté çocuk mu ? Ne olmuş ona öyle ? Neden bu kadar agressif ve saldırgan ? Psikolojisinin çok bozuk olduğu ve acı çektiği anlaşılıyor. Yoksa birilerinin gözüne girmeye mi çabalıyor, yoksa bana yapmayı denedikleri gibi- ona da “Cengizi sustur” talimatı mı verildi?
101 grubunu bu mu kurdu ? Ya da moderatör olduğu için mi böylesine Ali kıran baş kesen oldu ? Sonra o kullandığı dil ve biçem çok seviyesiz ve düşük. Böyle biri ne moderatör olabilir, ne de Duvarcı. Ben iş hayatımda çok Duvarcı gördüm: Bu kadar seviyesiz, sakil bir dil kullanan ilk defa görüyorum. Üstelik bir de bunları yazıya döküyor. Bu gidişle Locadan atarlar bunu ya da sıkı bir ihtar alır.
Cengiz’e karşı yapılan acımasız ve aşağılayıcı eleştirilerde – ki artık bu kişisel hakarete bile girebilir- tek somut gerçek onun “hayalci” olması. Cengiz hayalci, romantik ve coşkulu bir kişiliğe sahiptir. Müzisyen ve bestecidir. Efsanevi unutulmayan yarışma parçası “Zazie”nin bestecisidir. Benim de yer aldığım GS Okul Orkestrasının 1968’de kazandığı kupa, plaket ve plak okul müzesindedir. (Tabi yok etmedilerse).
İyi de birader hayalci olmak kötü bir şey değildir ki. Bir kulübe ya da derneğe üye olmaya da engel değildir. Hayalci insanlara da gereksinim vardır. Hayalci vizyonerdir, yani öngörülemeyen, olanaksız görünen şeyleri de hayal eder. Ayrıca, sabırsız insanlara da gereksinim vardır. Onlardaki ateş uyuşuk kitleleri ateşleyebilir. Ancak, saldırgan ve despot insanların dernek üyesi olması, yönetici veya yetkili olması tehlikeli ve sakıncalıdır. Böyle kişilerle birlik ve beraberlik sağlanamaz. Onlar kendi egolarını ve aşağılık komplekslerini tatmin peşinde olduklarından sadece düşmanlık ve nefret tohumları ekilir.
İşte arkadaşlar GS kurumlarında egemen olan höt zöt kafa budur. Camiayı tepeden tırnağa çürüten bu çağdışı, saldırgan, kendini beğenmiş, megaloman kafadır. Bu tabi buzdağının görünen kısmıdır. Görünmeyen daha beterdir. Bu kafayı kınıyor ve lanetliyorum.
Son olarak, şunu eklemek istiyorum. GS’nin borcunun 1,7 milyar olduğu iddia ediliyor. İyi de bu borç GS adasını veya Rivayı veya başka mülkleri apar topar satarak ödenemez molla. Kimin malını kime satıyorsunuz kardeşim ? Babanın malı mı bu ? GS camiası bir avuç gözü dönmüş muhterisin höt zötle baskı kurduğu, cebini doldurduğu, üyeleri sindirdiği, tehdit ettiği oligarşik bir yapıya mı dönüştü?
İmdi sözü uzatmaya gerek yok: bu borcun oluşmasına hangi yönetimler yol açmışsa o para onlardan tahsil edilmelidir. Tabi o yönetimleri ibra edenlerle birlikte. Böyle yönetimleri nasıl ibra edersiniz aslanım ? Ada veya Riva’dan bir çakıl taşı, bir kum tanesi bile satamazsınız. Bakın buraya yazıyorum: Bu kafa, bu kötü ruh, bu hırs, bu bencillik bu gidişle Galatasaray Lisesini de satar, kulübü de satar. Uyan Galatasaray !
