
Haziran’da gerçekleşecek Galatasaray Pilavı için Galatasaraylılar Derneği (GS Cemiyet) ve “En Vélocu” taifeyi şimdiden uyarıyorum: Sakın ha ! Sakın ola ki geçen seneki rezillik ve bayağılık bu sefer tekrarlanmasın. O pedofil ve pornografik “En Vélo” şarkısı söylenmesin ve tekrar “Galatasaray İlahisi” ya da “Galatasaray Marşı” diye lanse edilmesin. Kendinize gelin artık ! Çok istiyorsanız aranızda toplaşıp tepişerek söyleyin. Ancak marş söyleyecekseniz Tevfik Fikret’in “Millet Şarkısı” nı söyleyin. Tabi nefesiniz yetiyorsa. Anlaşıldı mı aslanım ?
NE OLMUŞTU ?
2021 Haziran Pilavında paillarde, pedofil ve müstehcen bir şarkı olan En Vélo “Galatasaray Marşı” ve “Galatasaray Milli Marşı” olarak GS Cemiyet tarafından pilavda sunuldu, gitar eşliğinde neşeyle söylendi, Youtube da iftiharla paylaşıldı. Bu şamataya masada bulunan Fransanın İstanbul Başkonsolosu da katıldı. Üstelik Amerika ve Avrupa’da pedofiliye karşı büyük bir tepkinin ve protestoların oluştuğu bir dönemde… Sözleri bir daha anımsayalım:
« En revenant de Paris chez ma tante
En vélo, en vélo, en vélocipède, pède, pède
J’ai rencontré trois petites filles charmantes
J’ai pas choisis mais j’ai pris la plus belle
Je l’ai emmené dans ma petite chambrette
J’ai enlevé sa petite chemisette
J’ai déchiré sa petite culotte
J’ai (enfoncé) ma grande baillonette
Dans sa petite….
Et c’est ainsi qu’on a peuplé la France »
(Haziran 2021 GS Pilavında söylenen versiyonu)
İmdi dikkat edersek şarkıda “üç küçük kız” dan ve en güzelinin “donunun yırtılarak” çıkarıldığından söz ediliyor. Yani hem pedofili, hem sado-mazo davranış, hem tecavüz, hem de küçük bir kızın aşağılanması söz konusu. Ancak, “Chansons Paillardes” yani cüretkar sözleri olan, açık saçık, şımarık, cinsel içerikli, saldırgan söylemler içeren ahlak dışı şarkılar kapsamına giren bu şarkının sözleri artık değiştirilmiş: O eski sözler yeni versiyonlardan çıkarılmış. Eski sözleri hiçbir yerde bulamadım. Ben yukarıya GS Pilavında söylenen versiyonu koydum.
Üç küçük kıza tecavüzü yücelten, yırtılan donlardan ve cinsel organlardan söz eden bu şarkı Galatasaraylı kız gruplarında büyük tepki çekti. Karşılıklı hakaretler, suçlamalar yapıldı. Ancak, gelen tepkilere, istifalara kulak asılmadı ve video bir ay boyunca Youtube da yayınlandı. Ben bu durumu protesto edince bir sürü hakaret bana da yağdırıldı, telefonla arandım ve çenemi kapatmam istendi. Tabi ki geri adım atmadım ve bu skandalı her ortamda paylaşacağımı Cemiyet başkanı adına beni arayan sınıf arkadaşıma ilettim: “O adama benden selam söyle bu konuda asla geri adım atmayacağım ve tepkimi sürdüreceğim” dedim. Sonunda, iş çığırından çıkınca Haziran sonunda istemeye istemeye yayından kaldırdılar.
Galatasaray Lisesinde 1960lı yıllarda okuyup da bu şarkıyı söylememiş ya da bilmeyen GSli yoktur. Ben de bu maço- pedofilik şarkıyı Yetiştiricide ve Lisedeyken büyük coşkuyla söylemişimdir. Ama bizim dönemimizde okulda henüz kız öğrenci yoktu. Eğer bu şarkı bizim GSli kız kardeşlerimizden birinin bile incinmesine, hüzünlenmesine, üzülmesine, kırılmış olmasına yol açmışsa, ya da yol açıyorsa ben bu şarkıyı sonsuza dek bir daha söylemem ve onu belleğimden silerim ve tarihe gömerim. Benim GSli kız kardeşlerimin duyguları bu şarkıdan kat be kat daha değerlidir. Kafaları değiştirmemiz gerekiyor arkadaşlar. Bu konuda yeteri kadar uyarı yapıldı. Ama hala birileri GS geleneği, hatta “GS ilahisi” falan diyerek bu pedofilik çirkefliği üstelik saldırgan tavırlarla, büyük bir kibir ve ısrarla savunma peşinde. Kendilerini ve GS Cemiyeti kınıyorum. Cemiyet GSli kız kardeşlerimizden ve camiadan özür dilemek zorundadır. Ve hemen.