
Tarihin hiçbir döneminde Galatasaray Spor Kulübü Derneği (GSKD) ve GS kurumları böylesine acınacak ve çirkin durumlara düşmemişti.
Süper ligi ortanın altında 13.cü bitiren başarısız Galatasaray’ın Başkanı, Yönetim Kurulu ve Divan kurulu üyeleri sonunda birbirine girdi. Suçlamalar, tehditler, raporlar, yasal işlemler havada uçuşuyor. Futbol ve spor unutuldu.
Ne oluyor ? Olan sanırım şu: Artık “kol kırılır yen içinde” kalır zihniyeti yürümüyor.
Kimseyi desteklemiyorum ve kimseye işaret falan da göndermiyorum. Ama Burak Elmas’ın Başkan olması içerde yıllardır birikmiş bu cerahat ve pisliğin patlamasına yol açtı. Işıtan Gün’ün hazırladığı rapor da medyaya açıklanınca kıyamet koptu.
“Galatasaray’ın birleşmeye niyeti yok. Bunu gördüm. Galatasaray hizmet etmeyi değil, nefreti birleştirdi”
diyor Burak Elmas…
Galatasaray Başkanının sözleri bunlar… Evet acı sözler ve acı gerçek işte bu. Galatasaray’da nefret egemen oldu. Sanırım o nefretin kökeninde bir türlü paylaşılamayan bir Galatasaray Hanı Yağma’sı (Yağma Sofrası) var. Fikret’in o ünlü şiiri Galatasaray için de geçerli.
İnanamıyorum… Sanki kötü, uzun ve hiç bitmeyecekmiş gibi süren bir karabasanın içindeyim. Ben 1961’de Galatasaray Lisesine girdim. 1971’de mezun oldum. İki sene çaktım ama hiç şikayetçi değilim. Ankara’ya gitme söz konusu olunca hemen 1972’de Hasnun Galip’e çat kapı gidip GSKD’ye üye oldum. 2003’te Divan Üyesi seçildiğim resmi bir yazıyla bildirildi. Ne kadar mutlu olmuştum anlatamam. İlk toplantılara büyük heyecanla gittim. Ama sonradan özel nedenlerden dolayı gidemedim. Galatasaray Üniversitesi yangınından sonra sürekli olarak GS kurumlarındaki sorunlara ve çürümeye dikkat çekmeye çalıştım ama kulak asan olmadı. Dışlandım, hakaret mesajları ve telefonlar geldi. Kabak tadı verdiğim ve çenemi kapatmam gerektiği bildirildi. Bunları sosyal medyada paylaştım. Ne desem artık bilemiyorum.
Başkan Burak Elmas (1974 doğum.ta.) Avusturya Lisesi mezunu, Başkan adayları Eşref Hamamcıoğlu (1954), Metin Öztürk (1961) ve Fırat Develioğlu (1964) ise Galatasaray Lisesi mezunu.
“Galatasaray’da olan tek şey var. İktidar olmayı iradesi. Herkesin iktidar olma iradesinin olduğu bir ortamda da birleşmek çok zor. Galatasaray’da bir fikir mücadelesi olacak. Üyelerimizden hangi fikir daha kuvvetli destek alırsa o fikir Galatasaray’da devam edecek”
diyor Burak. Umarım bir fikir mücadelesi olur. İmdi, 72 yaşında gelmiş bir Galatasaray mezunu ve eski bir Divan Üyesi olarak bir çağrı ve uyarıda bulunmak istiyorum:
Mücadele edin ama centilmence, nezaketi elden bırakmayın. Barışın ve hoşgörülü olun. Ama hiçbir şeyi de uzlaşıp hasır altı etmeye kalkmayın. Bir Galatasaraylı bir başka Galatasaraylının düşmanı olabilir mi ? Saygın ve olaysız bir seçim olsun. Aksi takdirde kayyum da atanır, seçimler iptal de olur, yeni yasaya göre şirketleşen kulüpler yabancılara da satılabilir ki gidişat onu gösteriyor. Benden uyarması. Keyfiniz bilir aslanım.
