Erdağ Duru

Özgür Düşünce

 

 Covid-19’dan  ölenlerin resmi rakamı 5 milyona     ve işsizlik rekor seviyelere ulaşırken     sadece ABD’de 50 kişi daha milyarderler kulübüne katıldı. Ultra kapitalistlerin serveti  salgın döneminde  kat be kat arttı. Bu insanlar kim? Nasıl oluyor da bu kadar rahat ve kolay para kazanıyorlar ? Onlar saray   benzeri     high-tech korunaklı konutlarda yaşıyor,   özel yatları ve jetleriyle dünyanın dört bir yanına  istedikleri  gibi gidiyor ve  dünya atmosferine   herkesten   daha fazla küresel ısınma karbonu eklemiş oluyorlar. Daha da kötüsü,  onların çoğu çalıştırdıkları personele, işçilere insan muamelesi yapmıyor, emeklileri de hiçbir işe yaramayan asalaklar olarak görüyorlar.    

Scott Fitzgerald   dostu Ernest Hemingway’e “Zenginler senden ve benden farklıdır” demiş ve Hemingway de “Evet, daha fazla paraları var”  diye yanıt vermişti. Fitzgerald haklıydı.  Günümüzde Jeff Bezos, Elon Musk, Mark Zuckerberg, Rockefeller, Rothschild gibi milyarderlerin varlıkları    trilyon dolarları aşıyor. İşin  garibi insanlar patır patır ölürken onların sayıları gittikçe artıyor. Onlar hiç kimseyi umursamadan  büyük kibirle ağızlarına geleni söylüyor,   başka gezegenlere yerleşmenin planlarını yapıyor ve dünya umurlarında değil

ZENGİNLERDEN VERGİ ALAMAZSINIZ

Biden yönetimi  2021’de gelir vergisi oranlarını  %2,6 artırdı. En yüksek vergi oranı  %   37’den yüzde 39,6’a çıkarıldı.   İyi de yılda 1,2 milyon dolar kazanan birinin  %2,6 daha fazla vergi ödeyecek olması    kimin umurunda ?  Ultra-kapitalistler bu artıştan dolayı çok kızgın ve vergi artışlarını iptal etmeyi,    oranı %5lere  düşürmeyi, hatta tamamen muaf tutulmalarını vaat eden siyasetçileri besliyor, onlara para akıtıyorlar.  Onlar zaten milyonlarca doları off-shore hesaplara kaçırıyor. O açgözlü domuzları vergiden muaf tutmak için çözümler aranırken yalnızca masaya yemek koymak ve  küçük bir evde yaşam mücadelesi veren   milyonlarca  emekçiden ve emekliden haldır huldur vergi alınıyor.   

Fransa gibi gözü dönmüş oligarkların egemen olduğu  ülkelerde emeklinin aldığı maaş bile en az %4-8 vergiye tabi.  Ayrıca 6 aydan fazla bir süre Fransa dışında başka bir ülkede kalmaya kalkışırsa emekli maaşı kesiliyor. Zira Fransa emekliye ödediği paranın Fransa dışında bir başka ülkede harcanmasını istemiyor.   Yani o kadar  acımasız ve gaddarlar ki ellerinden gelse yıllarca çalışmış emeklinin parasına çökmek için her türlü  iğrenç yolu deneyecekler ve buna kimse ses çıkarmıyor.

SOSYAL GÜVENLİK  HAKLARI ÇÖPE

ABD, Fransa ve bir çok ülkede son 20 yılda sosyal güvenlik yardımları sistematik bir şekilde ve yavaş yavaş  %30-40   azaltıldı.  Oysa o  yardımların   amacı yaşlıların hayatlarını kolaylaştırmak, hayatta kalmalarına yardım etmekti. Üstelik bir çok ülkede bu yardımlar 1980lere kadar vergiden muaftı.  

Emeklilere karşı yapılan bu tür girişimler insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve    bu   suçlar oligarklar tarafından artarak işlenmeye devam ediyor. Bu şımarık, kibirli  ve saldırgan egemen sınıfın ve onların beslediği oligarkların ve finans kuruluşlarının çalışan nüfusa, ücretlilere ve emeklilere karşı     açıkça yürüttüğü  gözüpek   bir sınıf savaşı var.   Amaç emeklilik kurumunu tamamen yok etmek. Bunun ayırdına varmak gerekiyor.  Onları gözü işçinin, emeklinin eline geçen üç beş kuruşun peşinde.   Daha da zenginleşmek ve haksız kazançlara elde etmek için off-shore hesaplarda kara para aklama, vergi kaçırma, rüşvet vermeyi sürdürüyorlar. Ayıca onların finans kurumlarından sınırsız kredi kullanma olanakları var. 2 milyar vergi ödeyen biri  aynı anda  10 milyar kredi kullanıyor. Yani aslında ödediği vergiyi misliyle geri almış oluyor ve bu saadet zinciri böyle sürüp gidiyor.

İşte en son Pandora belgeleri açıklandı ama kimsenin kılı kıpırdamadı. O belgeleri medyaya sızdıran zaten onlar. Göstere göstere milletle alay edercesine bunu yapıyorlar. Çünkü siyaset, yasalar, hukuk, yargı, güvenlik kuvvetleri, ordu hepsi onların emrinde ve  tüm su başlarını  ele geçirmiş durumdalar. Bu düzeneğe karşı çıkanlar ölümle tehdit ediliyor veya Julian Assange gibi hapislerde çürütülüyor.   İnsanlığın uyanma vakti çoktan geldi geçiyor ama görünen o ki kimsenin uyanacağı yok.

(Dave LINDORFF’ın yazısından esinlenerek)

Posted in

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *