
Ben bu forumu Birleşmiş Milletler gözetiminde düzenlenen bir forum zannediyordum. Herhalde herkes öyle zannediyordu. Oysa bu forum özel bir vakıfmış !
Dünya Ekonomik Forumu – DEF (World Economic Forum – WEF) merkezi Cenevre’de olan kar amacı gütmeyen uluslararası bir vakıftır. Forum 1971 yılında İsviçreli Prof. Klaus Schwab tarafından kurulmuştur İlk olarak Avrupa Yönetim Forumu adıyla kurulmuş, 1987 yılında adı Dünya Ekonomik Forumu olarak değiştirilmiştir.
DEF toplantıları genellikle her yıl İsviçre’nin Davos ilçesinde yapılmaktadır. Ancak, pandemi nedeniyle toplantılar 2020’den beri sanal ortamda sürdürülmektedir. DEF toplantılarına dünyanın en tanınmış kişileri, iş ve siyaset dünyası ile akademik çevrelerin etkin isimleri katılmaktadır. Katılımcılara “Davos Adamları” (Davos Men) denir ve onlar kendilerini tamamen “uluslararası” küresel bir elit grup olarak görürler.
Bu terimi ortaya atan siyaset bilimci Samuel P. Huntington’a göre Davos Adamları ulusal değerlere çok az önem veriyor, ulusal sınırları ve ulusal hükümetleri kaybolmakta olan engeller olarak görüyorlar. Geçmişin kalıntıları olan ulus-devletlerin tek yararlı işlevi elitlerin küresel operasyonlarını kolaylaştırmak olmuştur. Huntington, 2004te yayımlanan “Ölü Canlar: Amerikan Elitinin Milliyetsizleştirilmesi” başlıklı makalesinde, Davos Adamlarının bu görüşünün halkın milliyetçi çoğunluğu tarafından paylaşılmayan azınlık ve elitist bir görüş olduğunu vurgular.
Avrupa Parlamentosunun Düşünce Kuruluna göre, yapılan eleştiriler DEF’i siyaset veya iş dünyası liderlerinin seçmenlere veya hissedarlara hesap vermek zorunda kalmadan tek başlarına karar aldıkları bir kuruluş olduğunu açığa çıkartıyor. Yani aslında DEF anti-demokratik ve anti-ulusal bir yapıya sahip, halkın çıkarlarını gözetmekten çok elit ve oligark bir zümrenin çıkarlarına ve amaçlarına hizmet eden bir kuruluş. Buradan DEF’in halk düşmanı ve insanlık düşmanı anti-hümanist bir yapı olduğu sonucuna varabiliriz. Zaten aldıkları kararlar ve yaptıkları işler de bu yöndedir.
Bunun en somut örneği Prens Charles’ın 2020 Davos toplantısında ortaya attığı “Covid-19 The Great Reset” Covid-9 – Büyük Sıfırlama projesidir. Charles salgının ekonomiyi ve dünya düzenini sıfırlamak, yani baştan kurgulamak için “altın bir fırsat” olduğunu ileri sürmüştür. Yüz binlerce belki de milyonlarca insanın ölümüne yol açan, sürekli mütasyon geçirip aşılara karşı bile direnç gösteren böylesine korkunç bir salgını “altın bir fırsat” olarak gören bu zihniyete nasıl olur da kimse tepki göstermez ? Bu insanlık dışı zihniyeti ve DEF’i kınıyor ve lanetliyorum. DEF’in tepeden inmeci dayatmalarını körü körüne kabul etmek yerine onlara direnmek ve eleştirmek gerekir. Zira DEF’in aldığı ve alacağı kararlar küresel ekonomik ve sosyal bir apartheid’a yol açabilir. Bunu yapmazsak en sonunda özgürlüğümüzü yitirip sanki onları tebasıymış gibi, salt elitler ve oligarkların refah ve mutluluğuna hizmet eden, onlara boyun eğen kişiliksiz varlıklara ve suç ortaklarına dönüşeceğiz. Tabi çocuklarımız ve bizden sonraki kuşaklar da…
(Kaynakça: DEF web sitesi ve twitter hesabı, Euronews, BBC, The Guardian, Le Monde, Vikipedi)
