
Fransa’da 1898 yılından beri faaliyet gösteren İnsan Hakları Derneği (LDH-Ligue de Droit de l’Homme) 19 Aralık 2023’te Milli Mecliste yabancı düşmanı ve ırkçı bir yasanın kabul edilmesine dikkat çekti. Ama kimse oralı olmadı. Macron “Göçün Kontrol Edilmesi ve Entegrasyonu Geliştirme” adındaki bu yasayı 26 Ocak 2024’te imzalayıp yürürlüğe koydu. Apartheid bir rejime gidişin ilk ciddi adımı olan bu yasanın kabul edilmesi ana akım medya tarafından da görmezden gelindi.
Ancak yasa, Fransa İnsan Hakları Derneği, bir çok akademisyen, sosyalist, demokratik kişi ve kurumlar tarafından eleştirildi ve sert tepkiyle karşılandı. LDH yasanın Fransız kökenli olmayanların yaşamlarına ve haklarına zarar veren bir dizi hüküm içerdiğini belirtti. Anayasa Mahkemesi de yasanın belli bölümlerinin anayasaya aykırı olduğuna hükmetti.
Zira, bu yasa 2018 yılında İsrail’de yürürlüğe giren ve “Yahudiler ile Yahudi ırkından olmayanlar” arasında kesin bir ayırımı belirleyen, İsrail’in Anayasası “Temel Yasa” gibi, Fransa’da da “Fransız olanlar ile Fransız olmayanlar” arasında ciddi bir ayrışma ve kopuşa neden olabilir. Yurttaşlar arasında eşitlik bozulabilir ve Fransız kökenli olmayanlar ikinci sınıf vatandaş konumuna düşebilir. Bu yasanın arkasından Nazilerin Nürnberg Yasaları gibi daha sert ırkçı yasalar Milli Meclis tarafından kabul edilebilir ve yürürlüğe girebilir. Bu bağlamda LDH şu açıklamayı yayımladı (özetle):
“Bu yasa kendisine “insan hakları ülkesi” diyen Fransa için bir utançtır, Cumhuriyete hakarettir. En kötüsü, Fransa’da yaşayan insanlar arasındaki eşitliğin bozulmasıdır. Yabancı biriyle bir terörist arasındaki asimilasyon bu metne esin kaynağı olmuş gibi görünüyor… Yasada yer alan “Fransız topraklarını terk etme zorunluğu” (OQTF) ve “kamu düzenini bozma riski” gibi muğlak kavramlar çok tehlikelidir. Çünkü bu kavramlar, yetkili mercilerin tamamen keyfi kararlarıyla kişilerin yargılanmadan sınır dışı edilmesine olanak sağlayacaktır. Bu yasa Fransa’nın imzaladığı uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Aile yardımının ödenmesini oturma iznine sahip olma şartına bağlamak çocuk haklarının ihlalidir. Karma evliliklere ilişkin yaptırımlarla aile hayatına getirilen engeller ciddi insan hakları ihlalleridir. Bu kanuna karşı Anayasa Konseyi huzurunda dava açılacaktır.”
Ne yazık ki Avrupa Birliği ve Fransa’da yabancı düşmanlığı ve ırkçılık hızla artarken bunlarla beslenen yabancı ve göçmen karşıtı aşırı sağcı ve faşist partiler giderek iktidar olmaya başladı. İtalya ve Avusturya 2024 itibarile artık faşist partilerce yönetiliyor. Meşruti Krallıkla yönetilen İngiltere, İsveç, Hollanda, Danimarka, Norveç, Belçika gibi ülkeler ile Almanya, Yunanistan ve Fransa’da faşist ve ırkçı partiler çok güçlü. İngiltere’nin Avrupa Birliğinden kopmasının öncülüğünü yapan aşırı sağcı ve ırkçı “Reform Birleşik Krallık” partisi Türk ve Siyahlara düşmanlığıyla biliniyor. İngiltere 4 Temmuz’da erken seçime gidiyor ve muhtemelen aşırı sağ ve muhafazakarlar önemli bir mevzi kazanacaklar.
Marine Le Pen’in aşırı sağ faşist “Milli Toplanma” (RN) partisi 9 Haziran 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Fransa’da birinci parti olarak çıktı. Bu faşist parti 30 Haziran ve 7 Temmuz erken seçimlerinden sonra iktidara gelebilir.
Merak ediyorum: Fransa gelecekte İsrail gibi apartheid bir devlet mi olacak ? Peki Avrupa Birliği ? O da apartheid bir birliğe mi dönüşecek ?Bu korkunç gidişatı kim durduracak ?