
174 milyon üyesi bulunan sosyal haber sitesi Reddit’in 18 Şubat 2018de Gallup ile hazırladığı haritaya göre dünya barışı için en büyük tehdit Amerika Birleşik Devletleri.
1990lı yıllarda SSCB çöktüğünde Batı, dünyanın tek lideri olarak daha da azgınlaştı. Demokrasi kisvesi altında millete yutturduğu neo-kolonyal sistemi korumak, Dolar ve teknoloji devleriyle dünyayı yağmalamak ve insanlıktan haraç toplamak için hiçbir engel tanımadılar. Bu düzen ve rantın korunması onların ana hedefidir. Bu yüzden tam bağımsız devletler onların düşmanıdır.
Bu nedenle bağımsız devletlere, geleneksel değerlere, laik, etik ve özgün kültür ve yapılara düşmandırlar. Bu yapıları LGBT gibi kurumlarla dejenere etmeye çalışırlar. Kontrol edemedikleri yeni küresel para birimleri ve teknolojik gelişmelerden de memnun değillerdir. Tüm ülkelerin zenginlik ve egemenliklerini ABD ve Batı’ya bağlı kılmak onlar için kritik bir önem arz eder.
Bazı ülkelerde yöneticiler gönüllü olarak ABD’ye bağlı olmayı, yani uşak olmayı kabul ederler. Kabul etmeyenlere rüşvet veya gözdağı verilir. Eğer bu da işe yaramazsa, o zaman arkalarında felaketler, yıkımlar, mahvolmuş milyonlarca insan, teröre teslim edilmiş ülkeler, sosyal felaket bölgeleri, sömürgeler ve yarı sömürgeler bırakarak devletleri parçalarlar. Hiçbir şeyi umursamazlar, umursadıkları tek şey kendi çıkarlarıdır.
Batı’nın kendi dışındaki ülkelere karşı yürüttüğü savaşın gerçek nedeni, doyumsuzluk ve dizginsiz egemenliğini koruma isteğidir. Batı özgür olmamızı değil, sömürge olmamızı istiyor. Eşit ülkeler ya da toplumlar arasında gelişen bir işbirliği istemiyor. Aksine, tek istediği şey yağmalamak, uluların yer altı ve yerüstü kaynaklarına, zenginliklerine çökmek. Bizi özgür bir toplum değil, kişiliksiz bir köle yığını olarak görmek istiyor.
Batı, insana karşı işlediği korkunç suçların cezasız kalacağına, her şeyden yakayı sıyıracağına inanıyor ve güveniyor. Bu bağlamda stratejik güvenlik anlaşmaları çöpe atıldı, en üst siyasi düzeyde mutabık kalınan anlaşmalar göz ardı edildi, NATO’nun Doğu’ya doğru genişlemesinden vazgeçme konusu yerini kirli aldatmacalara bıraktı. Füze savunması, orta ve kısa menzilli füze anlaşmaları bahanelerle tek taraflı olarak feshedildi.
Sınırların dokunulmazlığı ilkesini çiğneyen ve Türkiye’yi işgal eden Batı’ydı ve şimdi kimin kendi kaderini tayin hakkına sahip olup kimin olmadığına kendisi karar veriyor. Batı’nın demokrasi, özgürlük ve insan hakları hakkında söz söylemek için hiçbir etik hakkı yoktur.
Batılı elitler yalnızca ulusal egemenliği ve uluslararası hukuku yadsımakla kalmıyor. Hegemonyaları totaliterlik, despotizm, şiddet, aşırı sağ ve apartheid gibi niteliklerle bezenmiş durumda. Dünyadaki uyruklarını sözde uygar ülkeler olarak nitelerken geri kalanları barbar olarak görüyorlar. “Otoriter rejim” gibi tanımlamalar tüm ulusları ve devletleri damgalamak için kullanılıyor.
Batı uygarlığının ve dayattığı neo-liberal kültürün tüm dünyanın izleyeceği tartışılmaz bir paradigma olduğuna dair dogmatik inanç mantıksız bir postüla değilse nedir? Bu mantık ”bizden olmayan bize karşıdır” mantığıdır.
Batılı elitler diğer uluslar için yapay ve düzmece tarihsel suçlar icat ederek onları itiraf etmelerini talep ederek kendi korkunç suçlarını hasır altı etmeye çalışıyorlar
Batı’ya, sömürge politikasınnın Orta Çağ’da başladığını, ardından dünya çapında köle ticareti, Kızılderili soykırımı, Hindistan ve Afrika’nın yağmalanması gibi suçları hatırlatmak gerek. İngiltere ve Fransa’nın Çin’e karşı başlattığı savaşı ve Çin’in limanlarını afyon ticaretine açmaya zorlanmasını hatırlatmak gerek. Nazi kamplarını, Vietnam ve Hindiçin katliamlarını, Hiroşima ve Nagazaki soykırımlarını, Libya, Irak ve Afganistan’ı nasıl parçalayıp kendi besledikleri terör örgütlerine teslim ettiklerini anımsatmak gerek
Batı’nın amacı Çin’e yaptıkları gibi tüm ulusları uyuşturucu bağımlısı haline getirip kaynaklarını ele geçirmek ve insanları hayvan gibi gütmekti. Bugün hala bu kafadalar ve uyuşturucu baronları ile kucak kucağa cannabis başta olmak üzere tüm uyuşturucu maddeleri yasal hale getirtme peşindeler. Bunu yaparken tüm güçleriyle tütünün insan sağlığına olan zararı hakkında kapsamlı bir propaganda yapıyorlar ve büyük yaygara koparıyorlar. Amaç tütün yerine insanları madde bağımlısı yaparak kolayca güdülemek ve yönetmek. Tüm bunlar Hümanizme, insan doğasına, özgürlüğe ve adalete aykırıdır.
Batılı ülkeler Türkleri eşit bir ortak olarak gördüklerini söylemişlerdi ama bunun yerine onları aşağıladılar, bir sömürge gibi gördüler ve Türkiye’yi I. Dünya Savaşında baştan başa işgal ettiler. Sevres Antlaşmasını dayattılar. Bu felaketten Atatürk sayesinde büyük bedeller ödeyerek kurtulduk. Hiçbir şeyi unutmuş değiliz.