Şimdi tam “beşi bir yerde” oldu, ama hepsi paslı teneke, altın değil !

En başta sorulması gereken soru şu: Kılıçdaroğlu’nun aday olarak dayatılmasına en çok kim sevindi ? Kuşkusuz iktidar ve RTE.

Facebook’taki yazımda:

“Son anda George Soros bastırdı: 6lı masanın ortak adayı KK oldu. TELE1’in Sorosçuları Merdan Yanardağ ve Emre Kongar’ın ağzı kulaklarında, diğer CHP yalakası ile iktidar medyası herkes bayram yapıyor. Akşener direnmeye çalıştı ama o da Soros’a boyun eğecek”

diye yazmıştım. Ama yanıldım. Meral Akşener hiç beklenmedik bir hamle yaptı ve kuşatmayı bir huruç harekatıyla yardı.

 Bunun üzerine en başta   Soros beslemesi Tele1 ve Birgün olmak üzere tüm muhalif (!) medya hiç vakit kaybetmeden çok çirkin iftiralarla Meral Akşener’e karşı bir linç  saldırısına girişti.   Merdan Yanardağ’ın  KK’yı sırf Alevi olduğu için desteklediği  de böylece açığa çıkmış oldu. Bunu yazmak istemezdim ama  bardağı taşırdılar,  Kılıçdaroğlu’nun gözündeki devasa merteği  görmezden gelip Akşener’in gözündeki çöpe kafayı taktılar.  Anımsayalım:

Y-CHP’NİN KARŞI DEVRİMCİ KRONOLOJİSİ

KK kaset kumpasıyla CHP’nin başında oturduktan sonra     “biz yeni CHP olduk” dedi, 

 Partideki Atatürkçüleri temizleyip, laikliği ve devrimleri çöpe attılar, dincileri ve Kürtçüleri partiye doldurdular

Kılıçdaroğlu,  Prof. Yılmaz Büyükerşen yerine   “ Ekmek için Ekmelettin” sloganıyla hiç utanmadan  İslamcı  Ekmelettin’i aday gösterdi,   tıpış tıpış oy kullanacaksınız dedi.

 Hiç utanmadan “ben Seyitim peygamber soyundan geliyorum” dedi 

 Ankara’dan İstanbul’a yürüdü olmadı

Hiç utanmadan “ben Dersimli Kemalim” dedi  

Önüne gelenle helalleşti, helalleşme yolculuğuna çıktı  

Hiç utanmadan “ben bozkurt Kemalim” dedi   

Hiç utanmadan Saidi Nursi’yi sahiplendi, Nurcu gazetecilerle görüştü, türbana sahip çıktı, “Ben bir numaralı ülkücüyüm” dedi  

Kılıçdaroğlu türbanı, kara çarşafı her yerde serbest bırakacağım dese bile, tarikatları, tekke ve zaviyeleri açacağım dese bile, bu millete şeriatı bile vaat etse, hatta anayasaya “devletin dini İslam’dır” maddesini koyacağım dese bile nafile.  Hem ihanet ettiği CHP tabanından,  hem de yaranmaya çalıştığı AKP tabanından oy alamayacak.  Çünkü sahte, kaypak, yılışık, riyakar ve sünepe: Bukalemundan beter.       

 Acı gerçeği  görmek gerekiyor: Kılıçdaroğlu ve  CHP Atatürk ilkeleri ve devrimlerine karşı büyük bir ihanet içindedir.

 KILIÇDAROĞLU NEDEN BÖYLE ?

 KK, kendisine yapılmış olan linç girişiminin travmasını ve ölüm korkusunu bir türlü üstünden atamadı. Miting yapmaktan korkmasının, helalleşme yolculuğuna çıkmasının, her fırsatta dede olduğundan ve torunlarından söz ederek kendini acındırmaya çalışmasının  nedeni de bu ölüm korkusu.

Tek bir seçim kazanamamış bu beceriksiz ve kılıktan kılığa giren bukalemun son umudunu cumhurbaşkanı olmaya bağlamış. Amacı, eğer seçilirse, hizmet etmek değil “cumhurbaşkanı” ünvanını alarak   kabız biri olmadığını kanıtlamak, bu ünvanın arkasına sığınarak höt zöt yapmak. Ama aday olduğu halde eziklik ve ölüm korkusu hala devam ediyor. İşte son attığı twit ile yine ölümü yüceltiyor:

“Birlik ve beraberlik; ölümden başka her şeyi yener.”

Yani en büyük erk onun için “ölüm”. Ölüm ve ölüm korkusuna odaklanmış bir kişinin bu ülkeye bir faydası olmaz.

Halk onu istiyor mu ? Hayır

Halka bir umut, bir coşku, heyecan verebiliyor mu ? Hayır

 Masada kendisine en yakın isim olan Meral Akşener’i harcayan KK  dinciler ve AKP artıklarıyla  baş başa kaldı. Kürtçü partileri de masaya davet etmeye çalışacak.

Kuşkusuz KK’nın adaylığına en çok sevinen iktidar ve RTE. Artık çok rahatlar. Neden ? Çünkü KK onlar için çok kolay lezzetli bir lokma  Kılıçdaroğlu ABD Başkanı Biden gibi bunama belirtileri ve ihtiyarlara özgü  o “çok bilmiş”  tavırlar içinde. Şizofrenik-debil hastalara özgü olan  yüzündeki yapmacık güleç ifade ise hem ezikliğin hem de korkaklığın bir dışa vurumu. RTE’nin dediği gibi dostlar başına muhalefet derken sonunda dostlar başına bir aday çıktı ortaya. Kılıçdaroğlu’nun adaylığı Türkiye için ikinci bir büyük felaket olacaktır. Asla kazanacak bir aday değil ve muhalefeti hiç ummadığı büyük bir bozgun bekliyor.

Published by Erdag Duru

Education: Galatasaray High School & Istanbul University of French and Roman Languages, born 27 April 1950. I am a philologist, critic and composer interested in world politics, philosophy and history of religions . I am against all kinds of eugenic, supremacist, fanatic, religious, racist, apartheid and imperialist hegemony that threaten Humanism, mankind and world peace. It is a fact that freedom of expression, freedom of thought and freedom of information are under the great threat of this hegemony. So, I urge all intellectuals and free thinkers to resist against the spread of this evil and horrible hegemony.

Leave a comment