Bir Garip Seyit Kemal’in Maceraları

Kılıçdaroğlu kaset komplosuyla CHP’nin başına oturmadan önce   29 Mart 2009  seçimlerine   İstanbul Büyükşehir belediye başkan adayı olarak katıldı. Fakat      seçilemedi. Seçimi AK Parti adayı Kadir Topbaş kazandı.

28 Mayıs-30 Ağustos 2013 Gezi olayları altın ve pırlantalarla dolu  bir tepsi halinde KK’ya sunuldu. KK ise sadece   tayyareden açıklamalar yaptı ve direnişi sahiplenmedi.

Ama bir de bakıyoruz 15 Ekim 2013 günü evinde Hürriyet’i ağırlayan   KK,  Muhammet’in kızı   Fatma’nın torunu   Hüseyin’e dayanan ve ‘Seyyit’ olarak nitelendirilen   soydan geldiğini  iftiharla açıklıyor.

17-25 Aralık 2013 yolsuzluk olayları KK’ya ve muhalefete altın tepside sunuldu… Sonuç fosssss…

2014 yılında MHP ile anlaşan KK     dinci Ekmelettin’i “Ekmek için Ekmelettin” sloganıyla   CB adayı olarak lanse ediyor.  Buna rağmen yine çuvalladı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerini  AKP adayı RTE kazandı.

5 Eylül 2014 günkü Olağanüstü Kurultayda “Rakı sofralarında Türkiye’yi kurtaranlardan partiyi temizleyeceğim” diyen Kılıçdaroğlu, partinin sağa kaydığını söyleyenlere de     “Dersimli Kemal’im ben, devrimci Kemal’im ben. İnsanıma aşığım ben. Cumhuriyet çocuğuyum, haram lokma yemedim, hep helalin peşindeyim” diyerek hem etnik bölücülerin, hem de dincilerin ağzıyla  yanıt vermiş oldu.

7 Haziran 2015      seçimlerini   CHP  %24,95 oy oranıyla  yine    kaybediyor.  KK gayet pişkin “Seçimin kazananı Demokrasi, mağlubu ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan. Oy sonuçlarından memnunum istifa etmeyeceğim” diyor.

Kasım 2015    seçiminde    CHP oyları iki damla artsa da   %25,32 oy oranıyla  yine kaybediyor.  “CHP’yi diğer partilere benzetmeyin. Demokrasiyi bu ülkeye getiren partiyiz. Oyumuz arttı, milletvekillerimiz arttı ama kendimizi başarılı görmüyoruz”   diyerek şişiniyor Seyit Kemal.

Kılıçdaroğlu’nun   15 Haziran – 9 Temmuz 2017     Ankara’dan İstanbul’a   tıpış tıpış    “Adalet Yürüyüşü” nü kimse takmıyor.

2017’de Erdoğan’ın oğlu, kardeşi, eniştesi, dünürü ve eski özel kalem müdürünün vergi cenneti olarak nitelenen Man Adası’ndaki off-shore hesaplara 2011’de 18 milyon dolar kara para gönderdiğini iddia ediyor.  İddiası fos çıkıyor. KK tazminat ödemeye mahkum oldu.

3 Mayıs 2022 de SADAT girişimi de sonuçsuz kaldı. Elektrik faturasını ödemedi ve 1 hafta karanlıkta oturdu. Bir sürü hıyarlık ve zavallılıklar komedyasının lideri KK bu işte. Fakat asıl büyük hıyarlık bunlar değil.

En büyük     ihanet

 Anımsayalım: İkinci kez tekrarlanan 2019 İstanbul Belediye seçimlerinde AKP büyük bir bozguna uğramış ve   iktidar ölümcül bir yara almıştı.

31 Marttaki ilk Belediye Seçimini 13bin oy farkla AKP kaybetmişti. Fakat AKP’nin itirazı üzerine seçim iptal edildi. 11 Temmuz 2019  da  ikinci bir seçim   yapıldı.  Ancak bu kere     oyların  % 54,22’sini alan CHP adayı Ekrem İmamoğlu 13bin oy farkını  806.000  farka çıkarınca  seçimi büyük bir zaferle CHP kazanmış oldu. CHP dahil hiç kimse bu kadar bir fark oluşacağını tahmin etmiyordu. Başta AKP ve RTE büyük bir şok yaşarken CHP, İmamoğlu ve KK herkes şaşırmıştı.

Yani 31 Mart 2019daki ilk seçimde  13bin olan oy farkı  %6.200 artarak 806bin olmuştu. %6.200   oy artış farkı dünya tarihinde herhalde başka hiçbir ülkede yoktur. Bu büyük bir zafer ve AKP için yolun sonuydu. Burada asıl faktör İmamoğlu idi. Fakat sonra ne oldu ?

  Kılıçdaroğlu, hem RTE hem de kendisi için çok tehlikeli bir rakip olan İmamoğlu’nu RTE ile birlikte yok etmeye girişti. RTE’yi büyük bir bozguna uğratan İmamoğlu’nu Kılıçdaroğlu kısa   sürede  pasifize ve enterne etmeyi başardı. Hem CHP’ye başkan olmasının önünü kesti, hem de CB adayı olmayacaksın dedi. İmamoğlu da bunu kuzu kuzu kabullendi.   Yalaka muhalif solcu geçinen medya da tüm bunlara destek verdi. 

Bunu fırsat bilen RTE ve AKP   son derecede  olumsuz ekonomik koşullara rağmen hızla toparlandı ve oy oranını arttırmaya başladı. Ama RTE’nin İmamoğlu korkusu hala devam ediyor. Onun için boyuna CB adayınızı açıklayın  deyip duruyor.

Sonuç olarak RTE’nin karşısındaki en güçlü   ve kazanma olasılığı çok yüksek olan bir   aday göstere göstere harcandı ve harcanıyor. Bu Türkiye’ye ihanettir. Ve şimdi karşımızda AKP’nin artıklarıyla toplaşıp  bir helalleşme sendromu içinde kendini CB adayı olarak dayatan bir Kılıçdaroğlu var.  KK’nın içine düştüğü bu acıklı ve  gülünç durumu halk da görüyor ve ona zerre kadar güvenmiyor. Anketlere hiç  bakmayın. AKP hala birinci parti ve seçimi kazanacak.  

KK ve CHP ise asla kazanamayacak ve hiç ummadıkları korkunç bir yenilgiye uğrayacaklar. Çünkü KK bugüne kadar hiçbir şeyi doğru dürüst yapmayı beceremedi ve hep kaybetti.  Daha bir sürü hıyarca boş işler yaptı. Yazmaya sayfalar yetmez. Ama KK yalakası muhalif medyadan hiç kimse bunların dökümünü çıkarıp KK’nın suratına çarpmadı.

Published by Erdag Duru

Education: Galatasaray High School & Istanbul University of French and Roman Languages, born 27 April 1950. I am a philologist, critic and composer interested in world politics, philosophy and history of religions . I am against all kinds of eugenic, supremacist, fanatic, religious, racist, apartheid and imperialist hegemony that threaten Humanism, mankind and world peace. It is a fact that freedom of expression, freedom of thought and freedom of information are under the great threat of this hegemony. So, I urge all intellectuals and free thinkers to resist against the spread of this evil and horrible hegemony.

Leave a comment