Erdağ Duru

Özgür Düşünce

  Facebook, Google gibi teknoloji firmaları   2018’den beri  keyfi bir şekilde, hatta sinsice   sansür uyguluyorlar. Kendileri ve hizmet ettikleri küresel elitler için sakıncalı gördükleri  haberleri, kişileri,    mesajları ve bloglarını dezenformasyon bahanesiyle gizlice kodlayarak elimine ediyorlar.

Orta Çağ’da insanlar Kilise’ye şevkle koşardı. Kilise onların toplu halde   iletişimde bulundukları sahte  bir sığınaktı,   devletler üstü yetki ve  dokunulmazlığa sahipti. Artık Kilise’nin yerini onun    dijital (sayısal) enkarnasyonu  olan,  benzer statüye sahip, Engizisyon benzeri yetki,   kurallar ve yaptırımlarla donatılmış Facebook ve Google  almış bulunuyor.  Bu sahte sığınaklar, üyelerini diledikleri gibi tehdit ediyor, aforoz ediyor, hesapları bloke ediyor ve istedikleri an kapatıyorlar.

Ne tür mesaj ve bloglar sansürleniyor ?  

Sansürlenen bildiri, paylaşım, yorum ve blogları aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür:

  1. Covid 19 salgını ve aşılar hakkında eleştirel bildirimler ve haberler
  2. Aşıların uzun süreli yan etkileri hakkında bilimsel kanıtlar sunan doktor ve uzmanların tehdit edildiği, hatta öldürüldüğü yolundaki haberler
  3. Dünyadaki elit ve ultra-kapitalistlerin gizli gündemleri ve nüfus azaltma projeleri hakkında  yazılar
  4. Bilim insanları ve akademisyenlerin bu bağlamdaki  uyarı, eleştirileri ve Uluslararası Ceza Mahkemesine  yaptıkları başvurularla ilgili haberler
  5. Amerikan çıkarlarına aykırı yazılar
  6. Facebook ve Google uygulamalarını eleştiren yazılar
  7. Apartheid İsrail’i eleştiren yazılar
  8. Rusya’yı destekleyen yazılar

Fakat bunun yanı sıra Facebook ve Google ikiyüzlü bir şekilde   pornografi-pedofili  sitelerini, şeriatçı ve  tarikatçı siteleri, hurafe yayan saçmalıkları, Atatürk’e hakaret eden blogları yasaklamıyor, hayat kadınlarının Google ve Facebook da kendilerini pazarlamasına, Ruslara karşı   savaşan Neo-Nazi gruplarının ırkçı propaganda yapmasına, övülmesine  göz yumuyor.

Sakıncalı mesajlar ve bloglar nasıl  engelleniyor ?

  1. Paylaşımları  zaman tünelinde en sona atmak (putting   posts to the end of timeline),
  2. Hareketleri kısıtlamak (restricting the movements)
  3. Paylaşımları kısıtlamak (restricting the shares)
  4. Engelleme (blocking)
  5. Perdeleme (cloaking)
  6. Sessize alma   (mute)
  7. Silme (erasing)
  8. Hassas içerik uyarısı (sensitive content warning) 
  9. Böcek yerleştirme ( placing bugs)  

Bu çiplenen ve kodifiye edilen mesajları  ve blogları sadece yayınlayan  kişi ya da çok az sayıda kişi görebiliyor. Bazı mesajlar ve yazılar belli bir süre   sonra siliniyor. Ve bu gizli  engellemelerden haberi olmayan  kişi zannediyor ki mesajları ilginç bulunmadığı için okunmuyor.

Peki böyle bir sisteme demokrasi diyebilir miyiz? Demokrasi bilgiyi paylaşma, her türlü bilgiye sahip olma özgürlüğü değil midir ? Diktatörlük ise tüm haberleri, bilgileri sansürleme ve tek elde tutma yetkisi değil midir ?

Bilgiyi ve haberleri diledikleri gibi işleyip tasarlayarak bizi kendi  bakış açılarıyla düşündürmek, söyledikleri her şeyin doğru olduğuna  inanan   “robotlar” yaratmak istiyorlar. Sadece bilgiyi değil, analitik düşünceyi de yok ediyorlar. Korkunç bir gelecekle karşı karşıyayız.

Kuşkusuz tüm bu panik atak  sansürlemenin   temel nedeni, küresel oligarkların ve elitlerin   1950 yılından beri      Rockefeller, Rothschild ve İngiliz hanedanlığı gibi     perde arkasındaki aileler; Gates, Soros gibi vakıflar ile Bilderberg, Council on Foreign Relations, Trilateral Komisyon, Chatham House, The Population Council, Dünya Ekonomik Forumu gibi örgütlerin öncülüğünde   insanlığa karşı sürdükleri küresel soykırım planını, nüfus azaltma projesini  kamufle etmek amacı taşıyor.

Facebook ve Google’ın haber alma ve iletme özgürlüğünü kısıtlayan, ifade özgürlüğü ve insan haklarına aykırı bu çifte standart uygulamalarını şiddetle kınıyor ve lanetliyorum. Şunu bilin ki bu çirkin ve kirli planlarınız yürümeyecek, insanlık tarihin duruşma salonunda efendileriniz ve sizler er geç  yargılanacak ve utanç içinde mahkum olacaksınız.  

Posted in

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *