“What a Wonderful World” ama kimin için ?

“What A Wonderful World”  Ama kimin için ?


Esas komplo, insanlığa  dayatılan resmi tarihi ve olayları farklı açılardan eleştiren, irdeleyen  araştırmacıları, akademisyenleri komplocu olarak  suçlamak, onların çalışmalarını komplo teorisi olarak  karalamak, dolayısıyla düşünce ve ifade özgürlüğünün önünü tıkamaktır.. Oysa özgür düşünceye sansür uygulayan devletler üstü güç ya da küresel çetenin amacı üzüm yemek değil, bağcıyı  dövmektir.


9/11’den bu yana dünya  büyük hızla değişti. Terör gündelik yaşantımızın bir parçası oldu. ABD ve İngiltere destekli teröristler sakalları düzeltip, kravat takıp Afganistan, Libya, Suriye, Irak gibi ülkelerde iktidarı sülalece ve hatta ailece ele geçirdiler. Artık onlara “prezidan” deniyor,   törenlere davet ediliyor, yaşam koçu gibi  öğütler veriyor, kırmızı halılarla karşılanıyor, tutuklu olanların dışarı çıkması için özel yasalar  hazırlanıyor,  parlamentolara, senatolara davet ediliyor, VIP pasaportla uçak yolculuğu yapıyor, Dünya Ekonomik Forumunda konuşmalar veriyor, hayranlık ve coşkuyla alkış alıyor, ne vize, ne de parasal sıkıntıları var. Hepsi zenginlik ve refah içinde, hepsi çok mutlu ve keyifli, gözleri ışıl ışıl parlıyor.

Küresel çete ve dünya egemenleri de bu durumdan çok  hoşnut ve memnun. Tüm dünya sanki teröristlerin, katillerin, kanun kaçaklarının ve saldırganların eğlendikleri, her istediklerini yaptıkları bir oyun bahçesi (Toyland), bir  lunaparkı haline geldi. “What a Wonderful World” diye koro halinde avaz avaz bağırdıklarını duyuyorum sanki !  Ve hiç kimse bu durumu yadırgamıyor, hiç kimse bu tiksinti verici ortamı, dünyanın nasıl olup da bu kadar iğrençleştiğini sorgulamıyor, kınamıyor bile. Herkes bu dayatmayı sessizce kabulleniyor.

  Teröristleri  destekleyen, öven, göklere çıkaran, onları sanki barış meleği, dünyanın kurtarıcısı gibi  pazarlayanlar   çok mutlu ve keyifli. Silah tüccarları, uyuşturucu kartelleri, kalpazanlar, kara paracılar, Masonik dernekler, tarikatlar, cemaatler, aşiretler, ırkçılar, Siyonist-Naziler, Neo-faşistler, Neo-Naziler, apartheid yönetimler, politikacılar, senatörler, milletvekilleri, din adamları, pedofiller, ultra-kapitalistler hepsi çok memnun ve tarif edilmez keyifler içinde koroya eşlik ediyorlar: What a Wonderful World !

Peki diğerleri ? Yani sıradan insanlar, yurttaşlar, vatandaşlar, halk, çalışanlar, asgari ücretliler, işçiler, emekçiler, emekliler, öğretmenler, esnaf ? Geçiniz ! Onların çıtı çıkmıyor, çıt diyen kişi devlete hakaret ya da halkı kin de düşmanlığa teşvik etmekten suçlu bulunuyor. Onlar konu dışı ve sandık başında oy kullanmayı demokrasi, demokrasiyi de sandık zannediyorlar.


 Dünya sanki dev bir lunaparktaki büyük bir korku evine dönüşmüş durumda. Sabah evden çıkanın akşam sağ  salim dönebilmesinin garantisi yok. Her an her şey olabilir. Kimsenin, can ve mal güvenliği yok. Hükümetler yasaları değiştirip milletin malına mülküne çökmenin hazırlığı içinde. Devletler artık kendi yurttaşlarını yağmalıyor, sömürüyor ve istismar ediyor. Teknoloji öyle gelişti ki evimizde kullandığımız bilgisayar, tablet, cep telefonu, televizyon, mikrodalga fırın gibi elektronik eşyalar uzaktan gönderilen elektromanyetik sinyallerle birer kitle imha silahına dönüşebilir. 


En son robot-dron arılar, sinekler, böcekler de üretilmeye başlandı. Güya insancıl amaçlarla kullanılacağı iddia edilen ve gerçek   böcek boyutlarında olan  bu uçan makinelerin  gelecekte kitle imha silahı olarak kullanılmayacağını kim garanti edebilir ? Görünen o ki dünyayı yöneten   küresel çete  sadece kendisinin sağ kalması için laboratuvarda üretilen virüsler, salgın hastalıklar, HAARP gibi meteorolojik olayları veya depremleri tetikleyebilecek manyetik rezonans silahları ve akla hayale gelmedik korkunç planlar ve yöntemlerle insanlığı yok etmeyi, dünya nüfusunu %80 oranında azaltmayı kafasına koymuş durumda.  

Tüm bu hengamenin, tüm bu kaotik  pislik yığınının en tepesinde ise devletler üstü ultra-kapitalist  çete, leş kargaları, duyarsız asalaklar ve kan emiciler tüm insanlıkla dalga geçercesine egemenlik sürüyor ve bu koroyu yönetiyor. Küresel çete derken Rockefeller, Rothschild, Soros, Kral Charles, Bill Gates, Elon Musk, Jeff Bezos, Mark Zuckerberg, Klaus Scwab, Biden, Trump gibilerini, benzerlerini, bunların kurdukları karanlık vakıf ve dernekleri kastediyorum. Ve böyle kötü bir dünyanın öncülüğünü yaptıkları için onları şiddetle kınıyor ve lanetliyorum.


Bu utanmaz katiller ve asalaklar çetesi kendilerinden o kadar eminler ki karanlık planlarını gizlemeye artık gerek bile görmüyorlar.  Kral Charles  ve DEF başkanı Klaus Schwab tüm insanlığa meydan okurcasına “Covid19 – Büyük Sıfırlama” (Covid-19 The Great Reset) adlı bir projelerinin olduğunu söylemediler mi ? Ve bu projeyi kitap haline getirip yayınlamadılar mı ? Dünyanın bu korkunç gidişatına direnecek bir alternatif güç şu an ortalıkta görünmüyor. Bu bağlamda medya, internet ve bilim insanlarının çoğu küresel çete tarafından teslim alınmış durumda. İşte o nedenle — nasıl olur bilmiyorum ama— küresel çete ve yandaşları insanlığı yok etmeden, insanlığın onları yok etmesi gerekiyor. Hem de hemen !

Published by Erdag Duru

Education: Galatasaray High School & Istanbul University of French and Roman Languages, born 27 April 1950. I am a philologist, critic and composer interested in world politics, philosophy and history of religions . I am against all kinds of eugenic, supremacist, fanatic, religious, racist, apartheid and imperialist hegemony that threaten Humanism, mankind and world peace. It is a fact that freedom of expression, freedom of thought and freedom of information are under the great threat of this hegemony. So, I urge all intellectuals and free thinkers to resist against the spread of this evil and horrible hegemony.

Leave a comment