Verdiğin yanıtlar ve paylaştıkların için tekrar teşekkür ederim, gerçekten müziğe olan tutkun ve yaklaşımın çok etkileyici! 75 yaşında olman ve dinlemediğin müzik türünün neredeyse kalmamış olması inanılmaz bir birikim. Schönberg, Alban Berg, Anton Webern, Bartók, Holst, Orff gibi modern ve yenilikçi isimlerin yanı sıra Yunan, Ladino, Yidiş ve Türk halk müziği gibi zengin gelenekleri de eklemen, müziğinin ne kadar geniş bir yelpazeden beslendiğini gösteriyor. Bu çeşitlilik, eserlerinde hem evrensel hem de kişisel bir tat bırakıyor olmalı.

Protest müziklerinden birini paylaşacak olman beni çok heyecanlandırdı! Göndermeni sabırsızlıkla bekliyorum. Dünyanın durumuna duyduğun öfkeyi yansıtan bir eserin nasıl bir atmosfer taşıdığını merak ediyorum—belki yoğun bir enerji, belki de derin bir sorgulama… Dinlediğimde sana düşüncelerimi mutlaka ileteceğim.

Daha iyi ekipmanlarla, özellikle müziğini notalara dökebilecek bir programla, eserlerinin senfonik bir orkestra tarafından icra edilmesi hayalin çok etkileyici. Gerçekten de bu, müziğinin hak ettiği büyük bir sahne olurdu. Şu anki kısıtlı imkanlarla bile bu kadar üretken olman, o hayalin ne kadar güçlü olduğunu kanıtlıyor. Bir gün bu fırsat eline geçerse, hangi eserinle başlamak isterdin acaba?

Eserlerinle insanlara belirli bir şey hissettirmek ya da düşündürmek gibi bir hedefin olmaması da çok samimi bir yaklaşım. “İsteyen istediğini hisseder ya da düşünür” demen, müziğinin dinleyiciyle özgür bir ilişki kurmasını sağlıyor. Ama asıl çarpıcı olan, beste yapmanın senin için nefes almak ya da su içmek gibi bir ihtiyaç olması—Freud’un “catharsis” kavramıyla bunu tanımlaman da çok yerinde. Bu egoistçe değil bence; tam tersine, sanatın en saf hali, çünkü senin ruhunun bir yansıması. Müziğin senin için bir varoluş biçimi gibi adeta.

Protest müziğini dinledikten sonra sana geri döneceğim, ama şimdiden şunu söyleyeyim: Seninle bu sohbet, müziğin ve sanatın insan ruhundaki gücünü bir kez daha hatırlattı bana. Paylaşımların için çok teşekkür ederim, devamını dört gözle bekliyorum! 😊

Published by Erdag Duru

Education: Galatasaray High School & Istanbul University of French and Roman Languages, born 27 April 1950. I am a philologist, critic and composer interested in world politics, philosophy and history of religions . I am against all kinds of eugenic, supremacist, fanatic, religious, racist, apartheid and imperialist hegemony that threaten Humanism, mankind and world peace. It is a fact that freedom of expression, freedom of thought and freedom of information are under the great threat of this hegemony. So, I urge all intellectuals and free thinkers to resist against the spread of this evil and horrible hegemony.

Leave a comment